YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/433
KARAR NO : 2010/2720
KARAR TARİHİ : 10.05.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve sayılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, borçlu olmadığının tespiti ve alacak istemleriyle açılmış, mahkemece borçlu olmadığının tespiti isteminin kabulüne, alacak isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı Bakanlık adına Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece Dairemizin 18.10.2007 tarihli bozma ilâmına konu olan önceki kararında davacı yüklenici şirketin borçlu olmadığının tespiti davasının kabulüne, alacak davasının ise kısmen kabulü ile 5.395.166,96 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Mahkemenin bu kararı davalı iş sahibi Bakanlık tarafından temyiz edilmiş, davacı yüklenici şirket temyiz isteminde bulunmamıştır. Dairemizin 18.10.2007 günlü bozma ilâmında alacak istemi yönünden reddi gereken kalemler açıklanmış, ayrıca metraj uyuşmazlıklarının da giderilmesi gereğine değinilmiştir.
Bozma ilâmına uyulmasından sonra yapılan yargılama sırasında dosyaya rapor ve ek rapor veren bilirkişiler, 01.07.2009 tarihli ek raporlarının ilk bölümünde Dairemizin bozma ilâmı uyarınca davacı yüklenici şirketin istemekte haklı olmadığı iş bedeli nedeniyle alacak miktarını 4.277.982,30 TL olarak açıklamışlar, raporun ikinci bölümünde ise davacı yüklenici şirketin alacak isteminde haklı olduğu kalemler yönünden yeniden hesap çıkararak alacak miktarını belirlemişlerdir.
Mahkemece verilen ilk karar davacı yüklenici şirket tarafından temyiz edilmemiştir. Tüm kalemler yönünden 5.395.166,96 TL alacak davacı tarafça kabul edilmiştir. Bozma ilâmından sonra bilirkişiler tarafından verilen ek raporda davacı yüklenici şirketin alacak isteminde bulunamayacağı kalemler toplamı 4.277.982,30 TL olarak hesaplandığına ve bilirkişiler tarafından metrajlar yönünden de önceki rapordaki değerlerin doğru olduğu açıklandığına göre, davacı yüklenici şirketin ancak aradaki fark olan 1.117.184,66 TL kadar alacaklı kabul edilmelidir. Mahkemece bu durum ve davacı yüklenici şirketin bozmadan önceki kararı temyiz etmemiş olması gözden kaçırılarak, bilirkişiler tarafından yeniden hesaplama yapan raporun son bölümüne göre hüküm oluşturulması doğru olmamıştır.
Yapılacak iş; daha önce mahkemece karar altına alınan 5.395.166,96 TL ile Dairemizin bozma ilâmı gereğince yüklenicinin haketmediği iş bedeli olarak hesaplanan 4.277.982,30 TL arasındaki fark olan 1.117.184,66 TL üzerinden davanın kabul edilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı iş sahibi Bakanlığın sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın davalı Bakanlık yararına BOZULMASINA, 750,00 TL vekâlet ücretinin davacı yüklenici şirketten alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı iş sahibi Bakanlığa verilmesine, 10.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.