YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11065
KARAR NO : 2010/1135
KARAR TARİHİ : 02.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki bedel iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1 adet hovercraft tipi tekne ve tekneye ait 15 kalem yedek parça alımı için 11.07.2005 tarihinde yapılan ihaleyi davalı şirketin aldığını, davalı şirket tarafından davaya konu teknenin tesliminin 18.07.2005 tarihinde yapıldığını, teknenin kullanımı sırasında 04.08.2005-19.09.2005 ve 18.10.2005 tarihlerinde aynı nedenden dolayı arızalandığını, ilk iki arızanın davalı şirket tarafından tamir edildiğini, 3. arızadan sonra teknenin sık sık arızalanması ve tekneden faydalanmanın mümkün olmaması üzerine 21.10.2005 tarihinde davalı şirkete ihtarname çekilerek tekne bedelinin iadesinin talep edildiğini, bu talebin reddedildiğini, bu nedenlerle tekne bedeli ve arıza sonucu değişmesi gereken parça bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, aracın şartnameye uygun, sağlam ve çalışır vaziyette davacı idareye teslim edildiğini, araçta meydana gelen arızanın kullanım hatasından kaynaklandığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kullanılan yakıtın niteliği ve kullanım hatasından kaynaklanan arıza olduğu, davalı şirkete sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı davaya konu teknenin ayıplı olması nedeniyle tekneden faydalanmanın mümkün olmadığını belirterek tekne bedelinin iadesini talep etmiş, davalı şirket tarafından teknedeki arızanın kullanım hatasından kaynaklandığı iddia edilmiştir. mahkemece Arızanın sebebi ve niteliğini belirlemek üzere alınan 08.09.2007 tarihli bilirkişi raporunda hasar gören piston ve buji üzerinde yapılan incelemede hasarın detanasyon nedeniyle oluştuğu, hasar gören piston için kullanılan ana jet elamanının 210 nolu ana jet elemanı olduğu, ancak Çivril ilçesi atmosferik şartlarına göre 155 nolu jet elemanı kullanılması gerektiği ve kullanım hatası bakımından ana jet elemanının uygun olarak seçilmediğinin saptandığı belirtildikten sonra detanasyona yakıtın sebebi olup olmadığı hususunda yakıt ve yağ analizinin yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 05.12.2008 tarihli ek bilirkişi raporunda önceki raporda kullanım hatasının en önemli dayanağı olarak belirlenen ana jet elemanının yanlış seçilmesi tespitinin, üretici firma tarafından belirlenen değerlerin deneysel olduğu, üretici firmanın önerdiği değerle hesap yapılmasının isabetli olacağından bahisle etkisiz olduğu saptanmıştır. Yine Önceki raporun sonuç kısmında yakıtın detanasyona sebeb olup olmadığı noktasında yakıt ve yağ analizinin yapılması gerektiği belirtilmiş iken, ek raporda arızadan sonra aradan geçen zaman itibariyle doğru tespit yapmanın mümkün olmadığı belirtildikten sonra raporun bilirkişi heyeti görüşü başlıklı kısımda sebebine değinilmeksizin motorda meydana gelen hasarın kullanım hatasından kaynaklandığı kanaatine ulaşılmıştır. Bilirkişi raporu arızanın sebebini belirlemede taraf ve yargı denetime elverişli, sonuca götürür nitelikte değildir. Bu itibarla mahkemece arızanın kullanım veya üretim hatasından kaynaklandığının tespiti noktasında konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek arızanın üretim hatasından mı, yoksa kullanıcı hatasından mı kaynaklandığı açıklığa kavuşturulduktan sonra, dosyadaki diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 2.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.