YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1183
KARAR NO : 2010/2077
KARAR TARİHİ : 12.04.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacılar, 01.12.2003 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden, Çanakkale İli … İlçesi … Mahallesi 117 ada 36 parsel sayılı taşınmazda yapılması kararlaştırılan inşaatın ikinci kat dairelerinden birinin adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiş, davalılardan sözleşmede yüklenici taraf olan …, taşınmazın 1/2’nin başka bir şahsa satıldığını ve taşınmaza dört daire yapılması izni verildiğini beyanla, diğer davalı … ise, sözleşmede taraf olmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davanın kabulüne dair kararı davalıların temyizi üzerine, Dairemizin 10.10.2005 tarih ve 2004/6639 Esas-2005/5315 Karar sayılı ilâmı ile, taşınmazda kat irtifakı kurulmadığından, bilirkişiden kat irtifakı kurulmasına esas olabilecek nitelikte ek rapor alınıp veya oluşturulacak bilirkişi kurulunca arsa payları belirlenip, davacılara inşaat ikinci katındaki dairelerden birini seçme olanağı tanınması gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Dairemiz bozma ilâmına uyularak yapılan yargılamada, davacılar vekili faks yoluyla mahkemeye ulaştırdığı 25.06.2008 havale tarihli dilekçesiyle, şehir dışındaki mesleki faaliyetleri nedeniyle duruşmada bulunamayacağını ileri sürerek mazeretinin kabulü ile duruşmanın ertelenmesini talep etmiş, 25.06.2008 tarihli celsede “davacı vekilinin mazeretinin kabulü ile, masraf yatırdığında duruşma gününün kendisine tebliğine” karar verilerek, duruşma 17.09.2008 tarihine ertelenmiş, 17.09.2008 tarihli celsede davacı taraf hazır olmadığından ve davalı taraf da davayı takip etmediğinden, dosyanın HUMK’nın 409/I. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına, 19.12.2008 tarihinde davanın HUMK’nın 409/V. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Yargılama usulü hüküm ve kuralları gereğince, duruşmaya gelmeyen taraflardan biri mazeret dilekçesi sunmuş ise, mazeretin kabulü halinde, tayin olunan duruşma günü hazır olmayan tarafa tebliğ olunmalıdır, zira mahkeme kararının geçerlilik kazanabilmesi ancak taraflara tefhim veya tebliğle sözkonusu olur. Gerekli tebligat gideri, mazeret bildiren tarafça verilmiş ise yatırılan bu masrafla, aksi durumda mazereti kabul eden karşı tarafça karşılanmalıdır. Usule aykırı şekilde, tebligat masrafını yatırmayan taraf mazeretinin kabulüne karar verilerek, duruşma günü tebliği işleminin, geleceğe yönelik ihtimal dahilinde masraf yatırılması şartına bağlanması mümkün değildir.
Mahkemece, gerekli masraf yatırılmadığından mazeret talebinin reddine ya da mazeretin kabulü halinde, mazerete bir diyeceği olmadığını bildiren davalı taraftan masrafı alınarak tayin olunan duruşma gününün davacılar vekiline tebliğine karar verilmesi gerekirken, mazeretin kabulüne karar verilmesiyle yetinilip, tebliğ işlemini masraf yatırılması şartına bağlamak suretiyle tayin olunan duruşma günü tebliğ edilmeden davacı taraf yokluğunda yapılan celsede dosyanın işlemden kaldırılması ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetli olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulüne, kararın davacılar yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 12.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.