Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/7194 E. 2010/2089 K. 12.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7194
KARAR NO : 2010/2089
KARAR TARİHİ : 12.04.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı-k.davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili Avukat … …. Davalı-k.davacı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı-k.davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Mahkemenin 2004/422 Esasına kayıtlı asıl dosyadaki dava eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili, aynı dosyadaki karşı dava cezai şart alacağının tahsili istemine, aynı mahkemenin 2004/18 Esasında kayıtlı iken bozmadan sonra 2007/153 Esas sayısını alan dava dosyasında ise, asıl dava iş bedelinden kaynaklanan alacak, karşı dava eksik ve ayıplı işler bedeli tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, kooperatifin açtığı karşı davanın kısmen kabulüne, cezai şart alacağıyla ilgili davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalar birleştirilmiş olsa dahi ayrı dava niteliğini kaybetmeyeceklerinden asıl, karşı ve birleşen davalarda ayrı ayrı karar verilmesi ve hüküm fıkrasında HUMK’nın 388 ve 389. maddeleri gereğince verilen karar ile iki tarafa yükletilen borçlar, ödevler ile verilen hakların hiçbir şüphe ve tereddüte neden olmayacak şekilde açık olarak yazılması zorunludur. Mahkemece davalar 2004/422 E sayılı dosya üzerinde birleştirildiği ve asıl dava bu dava dosyası olması gerektiğinden asıl dava ile ilgili olarak istemin 47.685,05 TL olduğu gözönünde tutularak birleşen 2007/153 Esas sayılı dosyada alınan ve hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunda yüklenici şirketin alacağının 47.685,05 TL olduğu anlaşıldığı ve sübuta erdiğinden asıl davanın bu miktar üzerinden kabulüne ve kısmi temerrüt birleşen davanın açıldığı tarihte gerçekleştiğinden bu alacağın 40.000,00 TL’sine 23.05.2000 birleşen dava tarihinden geri kalanına da 30.12.2004 asıl dava tarihinden faiz yürütülmesi asıl davaya karşı dava olarak açılan cezai şart istemli davada, asıl dava dosyası üzerinden hüküm kurulması ve reddolunan bu taleple ilgili de davacı karşı davalı yüklenici yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi, karşı dava ile ilgili harç ve yargılama giderlerinin de hüküm fıkrasında gösterilmesi ve sorumlularının kim olduğunun karara bağlanması gerekir. Birleşen 2004/18 Esasta kayıtlı iken bozmadan sonra 2007/153 Esas sayısını alan dava dosyası ile ilgili olarak da bu davada iş sahibi lehine hükmedilen 30.985,00 TL alacağa 15.06.2000 karşı dava tarihinden faiz yürütülmesine ve birleşen dosyadaki asıl davanın HUMK’nın 409/V. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı ve karşı davacı kooperatiften alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı karşı davalı şirkete verilmesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan kooperatif yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 12.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.