Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/12529 E. 2010/2262 K. 23.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12529
KARAR NO : 2010/2262
KARAR TARİHİ : 23.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıya şehit ve yetim aylığı bağlanmasını sağlamak üzere 03.10.2000 tarihli Avukatlık ücret sözleşmesi imzaladıklarını, … A.H.M. 2003/2-8 Esas ve karar sayılı dosyası ile … Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 2004/128-1840 Esas ve Karar sayılı davalarını açmak suretiyle davalıya emekli maaşı bağlanmasını sağladığını,ancak davalının Avukatlık ücretini ödemediğini,bu nedenle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 3.000 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki avukatlık ücret sözleşmesinin geçersiz olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin geçersiz olduğuna ilişkin mahkemece verilen karar isabetli olmakla birlikte taraflar arasında Avukatlık ücret sözleşmesi bulunmayan, ya da geçersiz olan hallerde Avukatlık asgari ücret tarifeleri uygulanması gerekmektedir. 1136 sayılı Avukatlık Yasası’nın ücrete ilişkin 163 ve 164. maddeleri vekil ile müvekkil arasındaki ücrete ilişkin düzenlemeleri getirmiştir. Avukatlık Yasası’nın 164. maddesinin 3. fıkrasında sözleşmenin yapılmamış olması veya geçersiz olması halinde “… Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin geçersiz sayıldığı hallerde, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarının incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar Avukatlık ücreti olarak belirlenir.Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.” Düzenlemesi getirilmiştir. 1136 sayılı Yasanın bazı hükümlerini değiştiren 4667 sayılı Yasa 2.5.2001 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, Bu düzenlemeye göre 2.5.2001 tarihinden sonra hukuki yardıma başlayan avukat emeğine göre yüzde beş ile yüzde on arasındaki bir miktarı ücret olarak hak edecektir. Yine 1136 sayılı Avukatlık Yasasında 20.1.2004 tarihinde 5043 sayılı Yasayla değişiklikler yapılmış ve Avukatlık Yasası’nın 164. maddesinin dördüncü fıkrası değişikliğe uğramış ve “Böylece 20.1.2004 tarihinden sonra başlayan hukuki yardımlarda sözleşme bulunmaması halinde yada sözleşmenin belirgin olmaması, tartışmalı bulunması yada sözleşmenin geçersiz sayıldığı hallerde ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yirmisi arasındaki bir miktar avukatın emeğine göre verilmelidir. Halen de yürürlükte olan düzenleme bu şekildedir. Geçici 21. madde Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden bu madde ancak 20.1.2004 tarihinden sonra başlayan hukuki yardımlarda uygulanabilecektir.
Özetlemek gerekirse değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde hukuki yardımın başladığı tarihteki yürürlükte olan yasa hükümleri uygulanarak hukuki yardımın yapıldığı tarih 2.5.2001 tarihinden önce ise asgari ücret tarifeleri, bu tarih ile 20.1.2004 tarihleri arasında hukuki yardım başlamışsa yüzde beş ile onbeş, bu tarihten sonra ise, yüzde onu ile yüzde yirmi arasındaki bir oran tatbik edilecek, değeri para ile ölçülemeyen davalarda ise avukatlık asgari ücret tarifeleri uygulanacaktır.
Somut uyuşmazlıkta Davacı, davalı ile aralarında kararlaştırılan ücret düzenlemesi uyarınca vekalet ücretini talep etmekte olup,taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle dava açıldığı tarihin saptanarak o tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesinin uygulanarak davacının kendi müvekkilinden hak edeceği emeğinin karşılığı olan ücret hesaplanmalı, sonucuna uygun karar verilmelidir.Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINApeşin alınan harcın istek halinde iadesine, 25.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.