YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4687
KARAR NO : 2010/14961
KARAR TARİHİ : 11.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile ortak orman istihsal işi yapmak konusunda 2008 yılı başlarında anlaştıklarını, ortak kamyon aldıklarını, istihsal bölmelerinde kesme, sürütme ve nakliye işleri yaptıklarını, kar ve zararın ½ oranında paylaşılacağının kararlaştırıldığını, ancak kendi payına düşen 14.000-TL kârın davalının uhdesinde bulunduğunu ileri sürerek, 14.000-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile bir ortaklığının söz konusu olmadığını, davacının oğlu ve orman muhafaza memuru olan … ile ortaklığının bulunduğunu, … ’ın istihsal işlerinin alınmasında kendisine yardımcı olduğunu, ortak kamyon alındığını, … bitince davacının ortaya çıkarak kâr payı istediğini, esasında kendisinin …’den alacağı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, olayda tanık dinlenemeyeceği, davacının yemin deliline de dayanmadığı ve taraflar arasındaki ilişkiyi gösteren bir belge bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun adi şirkete ilişkin 520 ve onu izleyen maddeleri gereğince adi ortaklığın kurulabilmesi için yazılı şekil şartı gerekli değildir. Adi ortaklık sözleşmesi sözlü olarak da yapılabilir. Tarafların Orman İdaresi ile ayrı ayrı sözleşme yapmış olmaları da, iddia edilen
2010/4687-14961
ortaklığın reddi için yeterli değildir. Davalının, dava dışı orman muhafaza memuru … ’ı … Orman Bölge müdürlüğüne şikâyet ettiği, müfettişe verdiği ifadesinde; … ile ortaklaşa istihsal işi yaptıklarını, istihsal işinde kullanılan kamyonun ortak olduğunu, parasının yarısının … tarafından verildiğini, dosyadaki resmi işlemlerin …’in babası … üzerine yapıldığını bildirdiği, yine, Oltu Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2010/22 Esas sayılı dosyasında, davalının, 2008 yılında … ile ortak orman işi yaptığını, bu işe …’in ön ayak olduğunu beyan ettiği, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Şenkaya Orman İşletme Müdürlüğü’ne bağlı Pınar Orman İşletme Şefliği, Pınar serisindeki kesim, sürütme ve taşıma şartnamelerinin davacı ve davalı tarafından birlikte imzalandığı da açıktır. Öyle olunca, davacının adi ortaklık ilişkisini ispatladığının kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, taraflar arsında adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu kabul edilerek, hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki ilişkiyi gösterir bir belge ibraz edilemediği ve adi ortaklığın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddedilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.