YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2699
KARAR NO : 2010/14704
KARAR TARİHİ : 08.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbit alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan noterde düzenlenen sözleşme ile taşınmaz satın aldığını, tapuda devir yapılmadığını ileri sürerek, taşınmazın rayiç değerinin tespitiyle, şimdilik 100.000 YTL.nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre her iki tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının, davalıdan 18.9.1995 tarihli noterde yapılan satış vaadi sözleşmesi ile iki adet taşınmazı satın aldığı, ancak tapuda devir yapılmadığı, 12.3.2004 tarihinde bu parsellerin dava dışı üçüncü kişiye satıldığı, bu satışın muvazaalı olduğunu ileri sürerek davacının, Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/781 esas sayılı dosyasında tasarrufun iptali ve tescil davası açtığı, bu davanın reddedilerek kararın derecattan geçerek, 28.9.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme resmi şekilde yapılmış olup geçerlidir ve davacı 28.9.2007 tarihindeki rayiç değeri isteyebilir. Ancak taşınmazlar toplam 7.000.000.000 TL’ye satıldığı halde, satış bedeline mahsuben 6.500.000.000 TL. ödendiği anlaşılmıştır. Ödenen satış bedelinin toplam bedele oranı nazara alınarak rayiç bedelin bu miktarına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, konusunda uzman bilirkişiden alınacak rapor ile yukarıda açıklanan şekilde bulunacak tutarın tahsili gerekirken, ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihinde ulaştığı değere hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle iki tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın iki taraf yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 1.350.00 TL. temyiz harcının istek halinde hem davacıya hemde davalıya iadesine, 8.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.