YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/69
KARAR NO : 2011/6860
KARAR TARİHİ : 25.11.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine dair karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında Bakırköy 7. Noterliği’nde düzenlenen 5 Şubat 1999 tarih ve 8011 yevmiye nolu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi, Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2000/244 Esas 2001/223 Karar sayılı kararıyla geriye etkili olarak feshedilmiş ve verilen karar derecaattan geçmek suretiyle 08.01.2002 tarihinde kesinleşmiştir. Doktrin ve Dairemizin uygulamalarına göre sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise fesih halinde müspet zararların istenmesi mümkün olmayıp ancak menfi zarar talep edilebilir. Menfi zarar tarafların sözleşme yapılmamış olsa idi uğramayacakları zarar ve kayıplar olarak tanımlanmaktadır. Dairemizce de sözleşmenin feshi halinde arsada bulunan ve yıkılan yapının değeri, bu yapının kullanılmaması nedeniyle uğranılan kira kaybı ve ödenen cezalar menfi zarar kapsamında kabul edilmektedir. Davacı tarafça 25.000,00 TL maddi tazminat talep edilmiş ise de bunların hangi kalem alacaklardan oluştuğu ve her biri için ne miktarda tazminat talep edildiği gösterilmemiş ve mahkemece de açıklattırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece öncelikle davacı tarafa talep ettikleri 25.000,00 TL maddi tazminatın hangi kalemlerden ibaret olduğu ve her biri için miktarları açıklattırılıp kira geliri ile ilgili hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama yapılmadığı, hükmedilen miktar içinde kira kaybı bulunmadığı ve bu kabule karşı davacı tarafça da temyiz yoluna gidilmediğinden ve fesih davası 08.01.2002 tarihinde kesinleşmiş olduğu halde davacı 2005 yılına kadar dava açmayarak zararın artmasına neden olduğundan hükme esas raporu veren bilirkişi kurulundan alınacak ek raporla BK’nın 98. maddesi aracılığı ile 44. maddesine göre 2002 yılı mahalli piyasa rayiçlerine göre arsadaki evin (gecekondunun) yıkımından dolayı kaybedilen şeyin objektif değeri hesaplattırılıp bulunacak bu miktara yüklenicinin kusuru ile davacıların ödemek zorunda kaldığı ceza miktarı da ilave edilip toplamı üzerinden maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak ve 2005 yılı fiyatlarına göre değerlendirme yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 25.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.