YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2211
KARAR NO : 2010/13561
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, 01.03.2007 başlangıç tarihli üç yıl süreli kira sözleşmesi ile davalının işyerini kiraladığını, 7.000-TL depozito verdiğini, ekonomik koşullar nedeniyle bir aylık kira bedelini ödemede gecikince davalı tarafından haklarında icra takibi başlatıldığını, bu takip sırasında borçlarını ödeyerek davalı ile anlaştıklarını, kira sözleşmesini karşılıklı olarak feshettiklerini, anahtarı teslim ederek 14.07.2008 tarihinde mecuru tahliye ettiklerini, depozito bedeli ve fazla ödedikleri 2008 yılı Temmuz ayı kirasının yarısının davalı tarafından iade edilmediğini, tahsili için başlatılan takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı hakkında ödenmeyen 2008 yılı Haziran ayı kirası ile muaccel olan diğer aylar kirası için takip başlatıldığını, takip sırasında davalının tahliye talep ettiğini, bu talebin taşınmazın eski hale getirilmesi, icra ve elektrik masraflarının ödenmesi şartıyla kabul edildiğini, depozitonun bu masraflara mahsup edilmesinin karalaştırıldığını, ancak davalının hesaplaşmadan anahtarı teslim ettiğini savunarak davanın reddini dilemiş, karşı davasında ise; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere icra masrafı, kira akdi damga vergisi, icra avukatlık ücreti, kira akdinde kabul edilen %03 temerrüt faizi olmak üzere 10.000-TL ve mecurun eski hale getirilmesi için 10.000-TL olmak üzere toplam 20.000-TL’nin 01.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, esas davanın kısmen kabulü ile, davalının 10.850-TL asıl alacak yönünden takibe yaptığı itirazın iptaline, işlemiş faiz ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 6.290-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
2010/2211-13561
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, kira sözleşmesinin karşılıklı feshedildiğini ileri sürerek depozito bedeli ve fazla ödenen 15 günlük kira bedeli için başlatılan icra takibine itirazın iptalini istemiş, 11 Temmuz 2008 tarihli yazılı belgeye dayanmıştır. Davalı, depozitonun mecurun eski hale getirilmesi için gereken masraflara mahsup edilmesi konusunda davacı ile anlaşıldığını savunmuştur. Davalı, bu iddiasını yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Davalı, bu iddiasını yazılı bir belge ibraz ederek ispatlayamamıştır. Ancak, davalının cevap dilekçesinde “her türlü yasal delil” demek suretiyle yemin deliline dayandığı anlaşılmaktadır. Öyle olunca, mahkemece davalı-davacı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davacı, davanın dayanağı olan icra takibinde asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. BK. 101/1 maddesi gereğince, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Aynı maddenin 2.fıkrasında ise; “borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen bir ihbarda bulunmak suretiyle tespit etmiş ise, mücerret bu günün hitamı ile borçlu mütemerrit olur” denilmektedir. Davacı tarafından takip yapılmakla davalı bu tarihte temerrüde düşmüştür. Öyle olunca, esas dava yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu yön gözardı edilerek, sadece asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle, davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 3. bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 92.80 TL. temyiz harcının istek halinde davacı-davalıya iadesine ve yine peşin alınan 150.00 TL temyiz harcının istek halinde davalı-davacıya iadesine, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.