YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14898
KARAR NO : 2010/1599
KARAR TARİHİ : 11.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalı …’ın ağabeyi dava dışı …’tan 9.000YTL bedelle Şubat 1999 tarihinde bağımsız bölüm satın aldığını,tapu devrini almadan önce malikin borcu nedeniyle … 2.İcra Müdürlüğünün 2003/1927 esas sayılı dosyasından taşınmazın tapu kaydına haciz konulduğunu, hacizli olarak tapu devrini almak zorunda kaldığını, taşınmazın satışa çıkarılması üzerine takip alacaklısı dava dışı Hacı Savga ile anlaşarak 21.2.2006 tarihinde 13.000YTL ödediğini, takip dosyasındaki alacağı devraldığını, ödediği parayı davalılardan istediğini, ödenmeyince davalılar ile 15.12.2004 tarihli protokolü imzalayarak davalıların 8.000YTL bedelli bono verdiklerini, vaatlerini yerine getirmedikleri için bonoyu takibe koyduğunu ancak takibin mahkeme kararıyla iptal edildiğini ileri sürerek, 13.000YTL’nin dava dışı Hacı Savga’ya ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar … ve Veysel,davanın reddini dilemiş,davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında 15.12.2004 tarihli protokol düzenlendiği, protokol ile dava konusu taşınmaz üzerine dava dışı …’nın koydurduğu haciz nedeniyle uğranılacak zarara ilişkin olarak teminat amacıyla 8.000 YTL bedelli senet düzenlenerek verildiği, bu kapsamda asıl borçlusu …, kefilleri … ve … olan 15.12.2004 tanzim tarihli ve 8.000.000.000TL bedelli bononun düzenlenerek davacıya verildiği, davacının taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılması için 21.2.2006 tarihinde dava dışı takip alacaklısı …’ya 13.000YTL ödediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı, haczin kaldırılması için ödediği 13.000YTL’nin davalılardan tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece davalıların protokol gereği sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yukarda açıklanan olgular dikkate alındığında davalılar protokol kapsamında düzenleyerek davacıya verdikleri bono miktarı olan 8.000 YTL’den sorumludur. Hal böyle olunca,mahkemece,davanın tüm davalılar yönünden 8.000 YTL’lik kısmının kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan Nedenlerle davacının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.