YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10377
KARAR NO : 2010/1236
KARAR TARİHİ : 04.02.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafça 26.8.2004 tarihinde yapılan 442 kalem ilaç alım ihalesini kazanarak ilaçları tam ve zamanında teslim etmesine rağmen davalının iki adet fatura bedelini sözleşmede öngörülen sürede ödemediğini, yaptıkları takibe davalının sadece faize ilişkin kısım yönünden itiraz ettiğini, faiz talebinin yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere takibe vaki itirazın iptali ile takibin şimdilik 6.000TL üzerinden devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, asıl borcu takipten önce ödediklerini, reeskont faizi istenemeyeceğini, demelerin davacı yüklenicinin yazılı talebi üzerine 75 gün içerisinde yapılacağı hususunun davacı tarafça bilindiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, temerrüdün ihtarnamenin tebliğ tarihi esas alınarak 25.3.2005 tarihinde oluştuğu, takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin 5.241,63TL olacağı gerekçesiyle davalının takibe vaki itirazının 5.241,63TL üzerinden kısmen iptaline, takibin 83.055,63TL üzerinden devamına, bu miktarın içerisindeki kabulde olan ana alacak 77.814TL’ye takip tarihinden itibaren talebi aşmamak üzere değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine ve davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının
aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Taraflar arasında tıbbi malzeme alımı hususunda düzenlenen 4.10.2004 tarihli sözleşmenin “Ödeme Koşulları ve Zamanı” başlıklı 13.2 maddesinde “…İdare, Komisyonca kabul raporunun düzenlenmesinden itibaren yüklenicinin yazılı talebi üzerine en geç 75(yetmiş beş) gün içinde yükleniciye veya vekiline ödemeyi yapacaktır…” hükmü kararlaştırılmıştır. Davacı, ödeme yapılması hususunda 21.3.2005 tarihli ihtarname ile davalıya başvurmuş, ihtarname 23.3.2005 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. Bu durumda temerrüdün tebliğ tarihinden itibaren 75 gün sonra olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan davalı borçlu takibe konu asıl borcun takip tarihinden önce ödendiğini, davacı alacaklı ise takip tarihinden sonra ödendiğini savunmuştur. Taraflar arasında ödeme hususunda uyuşmazlık bulunmamakla birlikte ödemenin yapıldığı tarih hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Mahkemece ödeme hususu üzerinde durulmamıştır. Açıklanan bu olgular göz önünde bulundurularak ödeme tarihi de saptanıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Dava, faize yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra inkar tazminatı sadece asıl alacak üzerinden istenebilir. Somut olayda asıl alacak yönünden uyuşmazlık bulunmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez. Öyle olunca mahkemece davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının ikinci ve üçüncü bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bent gereğince kararın davalı yararına BOZULMASINA, 4.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.