Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/25298 E. 2013/15148 K. 21.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25298
KARAR NO : 2013/15148
KARAR TARİHİ : 21.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, ekonomik kriz sebebi ile iki otelin kapatıldığını istihdam fazlalığı oluştuğunu davacının kıdem ve ihbar tazminatları ödenenrek iş sözleşmesinin feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazimnatına hak kazanacak şekilde feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda davacının 11.05.2001 tarihinden 01.10.2005 tarihine kadar bellboy olarak, 01.10.2005 tarihinden fesih tarihi 31.01.2006 tarihine kadar ön büroda resepsiyonist görevlisi olarak çalışmıştır. Resepsiyonistlerin üç vardiya çalıştıkları dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının fazla çalışma alacağının üçlü vardiyada resepsiyonist olarak çalıştığı dönem dışlanarak hesaplanması gerekirken bu dönemin hesaplamaya dahil edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2- Kabule göre de davacının iş sözleşmesinin feshedilirken ödenen net fark kıdem tazminatı mahsubunda bilirkişi raporunda belirtilen net miktar yerine mahkemece brüt miktar üzerinden mahsup yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.