Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/3810 E. 2010/4623 K. 20.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3810
KARAR NO : 2010/4623
KARAR TARİHİ : 20.09.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve sayılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … Öğütçü ile davalı vekili Avukat …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, BK’nın 355 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin feshi nedeniyle ödenmeyen hakediş bedellerinin tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı ile davacı yüklenicinin davalı iş sahibine teminat olarak verdiği bono nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti ve teminat senedinin iadesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında imzalanan 20.01.2003 tarihli sözleşme ile davacı yüklenici davalı iş sahibine ait, önceden yönetim binası olarak kullanılmakta olan yapının yeniden değerlendirilip komple dekorasyonunun yapımı işini üstlenmiştir. Sözleşmenin 8. maddesinde; iç mimarlık bedelinin inşaat dekorasyonunun sonucunda ortaya çıkacak kümülatif hesaplar üzerinden toplam maliyet bedelinin %12,5’i olacağı kararlaştırılmış, sözleşmenin 10. maddesinin son fıkrasında da tek taraflı fesih hakkının kullanılması halinde işi alanın fesih zamanına kadar yaptığı işin %15’ini hakediş olarak talep etme hakkını haiz olacağı kabul edilmiştir. Dosya kapsamındaki kanıtlardan davacı yüklenicinin, iş sahibinin kusuru nedeniyle sözleşmeyi haklı olarak feshettiği anlaşılmaktadır. Sözleşmeyi haklı olarak feshettiğinden de hakediş bedeli olarak 10. maddenin son fıkrasındaki bedeli talep etme hakkını kazanmış olup, fesih halinde ayrıca ödeneceği öngörülmediğinden 8. maddede düzenlenen bedeli istemesi mümkün değildir. Bilirkişilerce gerçekleştirildiği hesap edilen imalât bedeli evrak üzerinde ve mahallinde inceleme yapılmaksızın hesaplanmış, davalı yanca bu miktara itiraz edilmiştir.
Bu halde mahkemece dosyadaki mevcut raporu düzenleyen bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak mevcut kanıtlar da dikkate alınmak suretiyle fesih tarihi itibariyle sözleşme konusu işle ilgili gerçekleştirilen imalât bedeli yapıldığı tarihlere göre tespit ettirilerek bulunacak bu rakamın sözleşmenin 10/son maddesine göre %15’inin hakediş bedeli olarak hesaplattırılması ve bulunacak hakediş miktarından da ödendiği ihtilâf konusu olmayan 14.000 USD düşüldükten sonra itirazın iptâli davasının sonuçlandırılması gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 20.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.