Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/934 E. 2010/1006 K. 22.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/934
KARAR NO : 2010/1006
KARAR TARİHİ : 22.02.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, imalât bedelinin tahsili için girişilen icra takibine vâki itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının tahsili istemi ile açılmış, mahkemece alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme ve dolayısıyla kararlaştırılmış bir iş bedeli bulunmadığından, mahkemece bilirkişilerce saptanan %15 oranındaki kâr esas alınarak alacağın hesaplanmasında vesair hususlarda bir usulsüzlük bulunmadığından davalının sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; dava Datça Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006/4-3 sayılı tespit dosyasında alınan bilirkişi raporuna dayanılarak açılmış olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu rapor esas alınarak sonuca varılmıştır. Tespit raporunda çatıda kullanılan 9.000,00 TL’lik kereste, 5.000,00 TL’lik çatı işçiliği ve 18.878,30 TL proje bedeli alacağa katılarak davacı hakedişi hesaplanmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da, aynı alacak kalemleri davacı alacağına katılarak, alacak belirlenmiştir. Oysa davacı proje çizdiğini ve bu konuda alacağı olduğunu iddia etmediği gibi, proje bedelinin davalı tarafından ödendiği anlaşılmakta, davacı tarafından verilen 18.12.2007 tarihli dilekçede, davacı inşaatın kaba kısımlarını yaptığını belirtip, çatıda imalât yapılmadığını kabul etmiş bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece proje bedeli ile çatıda kullanılan kereste ve çatı işçiliği bedeli toplamı olan 32.878,30 TL alacağa katılmadan, %15 kâr esas alınarak bulunacak miktar için davalının icra takibine yaptığı itirazın iptâline karar verilmesi gerekirken, belirtilen kalemler alacağa katılarak saptanan alacağa hükmedilmesi doğru bulunmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.