Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/5536 E. 2010/6674 K. 10.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5536
KARAR NO : 2010/6674
KARAR TARİHİ : 10.06.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu ölüm halinde hak sahiplerinin uğramış olduğu manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacıların murisi sigortalı …’nun öldüğü iş kazasında sigortalının %25, davalı işveren … İnşaat Turizm San. Tic. A.Ş.’nin %50 ve diğer davalı …Ş.’nin %25 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı kardeşler yararına ayrı ayrı 8.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 10.000,00.-TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek, yerine,
“1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile;
a)Davacı … için 35.000,00.-TL,
b)Davacı Dürdane Türkmenoğlu için 35.000,00.-TL
c)Davacı … için 8.000,00.-TL
d)Davacı … için 8.000,00.-TL
e)Davacı … Türkmenoğlu için 8.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07.09.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacılara verilmesine, fazla istemlerin reddine,
2-Alınması gereken 5.583.60 TL ilam harcından peşin alınan 3.510,00.-TL’nin indirimi ile kalan 2.073.60 TL ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 13,10.-TL başvuru harcı ile 3.510,00.-TL nispi harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinden ret edilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, 574,00.-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, geri kalanın davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden vekil ile temsil edilen davacı … yararına 4.050,00-TL, davacı … yararına 4.050,00.-TL, davacı … yararına 1.000,00.-TL, davacı … yararına 1.000,00.-TL ve davacı … Türkmenoğlu yararına 1.000,00.-TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
6-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre, ret edilen manevi tazminat miktarları üzerinden, vekil ile temsil edilen davalılar yararına 4.050,00.-TL avukatlık ücretinin davacı …’ndan, 4.050,00.-TL avukatlık ücretinin davacı …’ndan, 1.000,00.-TL avukatlık ücretinin davacı …’ndan, 1.000,00.-TL avukatlık ücretinin davacı …’ndan ve 1.000,00.-TL avukatlık ücretinin davacı … …’nda alınarak davalılara verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 10.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.