Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/4642 E. 2010/14131 K. 28.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4642
KARAR NO : 2010/14131
KARAR TARİHİ : 28.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı idare, davalının su abonesi olduğunu, kullandığı suyun bedelini ödemediği gibi icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, aboneliğin işyeri aboneliği olarak göründüğünü, müracaatına rağmen mesken aboneliği verilmediğini, faturalarında ticari mahiyette olduğu kabul edilerek düzenlendiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın, davalı tarafından temyizi üzerine, hüküm, ”…Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında düzenlenen sözleşmede aboneliğin işyeri aboneliği olarak yazıldığı ve bu haliyle taraflar arasındaki ilişkinin 4077 Sayılı Yasa Kapsamında kalmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davaya Tüketici Mahkemesi tarafından bakılma olanağı yoktur. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevli ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olamaz. Bu durumda mahkemece genel mahkemenin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalının … İcra Müdürlüğü’nün 2006/2649 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, likit olan 5.306,94- TL alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dosya içinde bulunan abone kartı dökümüne göre, 5.306,94- TL asıl alacak, 8.974,73-TL gecikme zammı, 1.615,49-TL gecikme zammı KDV’si olmak üzere toplam 15.897,16-TL üzerinden, toplam alacağa takip tarihinden itibaren %1 avans faizi uygulanmak suretiyle takip başlatmış olup, mahkemece “davanın kısmen kabulüne, davalının … İcra Müdürlüğü’nün 2006/2649 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına,” şeklinde hüküm kurulmuş olmakla faize faiz yürütülmesine karar verilmiş olunmaktadır ki, bu durum B.K.nun 104/son maddesinde düzenlenen faize faiz yürütülemez hükmüne aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeni bir yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın, “Hüküm” başlıklı bölümünün ikinci fıkrasında yer alan “….dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE” ibarelerinden sonra gelecek şekilde, “asıl alacak olan 5.306,94-TL’ye takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle” sözlerinin eklenmesine, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 236.10 TL temyiz harcının iadesine, 28.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.