Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/3859 E. 2010/4939 K. 30.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3859
KARAR NO : 2010/4939
KARAR TARİHİ : 30.09.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı-k.davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı ve birleşen davanın davalısı iş sahibi tarafından açılan asıl davada; davalı ile düzenlenen sözleşme kendileri tarafından haklı nedenlerle feshedildiğinden, sözleşmenin 8. ve sözleşme eki idari şartnamenin 10. maddesinde öngörülen gecikme cezası ile sözleşme bedelinin %30’u oranındaki tazminatın, davalı ve birleşen davanın davacısı yüklenici tarafından açılan birleşen davada ise; feshin haksız olduğu ileri sürülerek kalan istihkak bedeli ile nakde çevrilen teminat tutarının tahsili istenmiştir.
Mahkemece 03.04.2007 tarihinde verilen ilk kararda, asıl davada talep konusu yapılan sözleşme bedelinin %30’u oranındaki tazminat tutarının kabulüne, ifaya ekli gecikme cezası ile ilgili istemin ise sözleşme feshedilmiş olmakla artık istenemeyeceği gerekçesi ile reddine hükmedilmiş, birleşen dava da davacı iş sahibi fesihte haklı olduğundan tümüyle reddedilmiştir.
Anılan kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, davalı-karşı davacı yüklenici vekilinin bütün temyiz itirazları reddedilmiş, davacı-karşı davalı iş sahibi vekilinin temyiz itirazları ise kabul edilerek; yanlar arasındaki sözleşmenin 8. ve sözleşme eki idari şartnamenin 10. maddesinde, fesih halinde gecikme cezası ile birlikte sözleşme bedelinin %30’u oranında tazminat ödeneceğinin kararlaştırılması karşısında, davalı yüklenicinin işin sözleşmeye göre teslimi gereken 03.12.1998 ila sözleşmenin feshedildiği 01.05.2001 tarihleri arası dönem için teslim edilmeyen miktar bedelinin onbinde üçü oranında gecikme cezası ile sorumlu tutulması gerektiği bildirilip hükmün davacı karşı davalı iş sahibi yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, aleyhine karar düzeltme yoluna başvurulmayan bozma ilâmına uyulmuş ve bu sefer bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda teslim edilmeyen işin bedeli 28.253.997.880 TL olarak tesbit edilmiş olmakla bu tutarın 03.12.1998-01.05.2001 arası onbinde üçü oranındaki faizinin 20,41 TL tuttuğu belirtilerek anılan tutarın tahsiline hükmedilmiş, verilen bu karar davacı-karşı davalı iş sahibi vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkeme, hüküm altına aldığı gecikme cezası tutarını nasıl hesapladığını ve bu sonuca ne şekilde ulaştığını gerekçesinde açıklamış değildir. Hükmüne uyulan ve böylece davacı yararına usuli kazanılmış hak doğuran Dairemiz bozma ilâmında, sözleşmenin 8. ve sözleşme eki idari şartnamenin 10. maddesi uyarınca 03.12.1998-01.05.2001 arası dönem için teslim edilmeyen miktar üzerinden onbinde üç oranında gecikme cezası hesabı yapılması gereğine değinilmiştir. Gerçekten de gecikme cezası konusunu ayrıntılı olarak düzenleyen sözleşmenin 8. maddesinde, “her geçen gün için” teslim edilmeyen miktar bedelinin onbinde üçü oranında gecikme cezası ödenmesi öngörülmüş, herhangi bir faiz hesabı yapılması gereğinden söz edilmemiştir. Bu durumda taraflarca itiraza uğramayan kalan iş veya teslim edilmeyen miktar bedeli 28.253,99 TL üzerinden 03.12.1998-01.05.2001 arası için günlüğü onbinde üç oranı üzerinden toplam gecikme cezası tutarı 7.442,10 TL’ye hükmedilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz eden davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, 30.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.