YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16686
KARAR NO : 2013/16429
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, bayram ve genel tatil ile izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı … A. Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı kesintisiz çalıştığının tespiti ile iş sözleşmesi haksız feshedildiği gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatil ve genel tatil ücretlerinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı şirket, işyeri adresine göre yetkili mahkemenin Beyoğlu İş Mahkemeleri olduğunu diğer davalının da adresinin Ankara olduğunu ileri sürerek Şanlıurfa İş Mahkemesinin yetkili olmadığından yetkisizlik kararı verilmesini istemiştir.
Davalı … davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, hizmet tespiti davasının reddine, davacının alacak taleplerinin bilirkişi raporu dikkate alınarak kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı … A. Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, yetkili mahkemenin hangi iş mahkemesi olduğu uyuşmazlık konusudur.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 5. maddesinde iş uyuşmazlıklarında yer itibari ile yetkili iş mahkemelerini belirlemiştir. Buna göre, “iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz.”
İş mahkemelerinde yetki kuralı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun yetki kurallarına uygun olup buna ek olarak işin yapıldığı yer, yani işyeri mahkemelerini de yetkili kılmaktadır.
İş mahkemesine açılan dava, dava tarihinde davalının ikametgâhının bulunduğu veya işçinin işini yaptığı yerdeki iş mahkemesi veya iş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır.
Türk Medeni Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca gerçek kişi yönünden “Yerleşim yeri sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir”. Gerçek kişi işverenin başka bir yerde yerleşmek niyetiyle oturduğu kanıtlanmadığı takdirde, kural olarak nüfusta kayıtlı olduğu yerin ikametgâh sayılması gerekir. Aynı Kanun’un 49. maddesi uyarınca da, “Tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir. Bu yer de genelde merkezin bulunduğu yerdir.
İş mahkemesinin yetkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan davalı tarafça süresinde yapılmasa da hakim tarafından kendiliğinden bu husus göz önünde bulundurmalıdır. Bir başka anlatımla hakim, davanın her aşamasında yetki itirazını dikkate alabileceği gibi, kendisi de resen yetkisizlik kararı verebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı; şirket adresinin Sarıyer/İstanbul olduğu, davacının, Şanlıurfa’da davalıya ait bir işyerinde çalıştığını gösteren bir delil de bulunmadığına göre davaya bakılması gereken yer mahkemesinin Beyoğlu İş Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından, yetkisizlik karar verilmesi gerekirken bu yöndeki itiraz dikkate alınmadan yazılı şekilde esasa girilerek karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ. Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlere BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.07.2013 günü oybirliği ile karar verildi