Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/8444 E. 2010/17536 K. 22.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8444
KARAR NO : 2010/17536
KARAR TARİHİ : 22.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının yeminli mali müşavir olduğunu, şirketin 1 yıl süre ile kayıtlarını tutup muhasebe işlemlerini yapması için kendisi ile 4.01.2007 tarihli sözleşme imzaladıklarını, davalının sözleşmede kararlaştırılan edimlerini tam yerine getirmediğini, defterleri düzenli tutmadığını ayrıca sözleşmenin 2. sayfasında imzası olmadığından aralarında geçerli bir sözleşmede bulunmadığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalının aralarında düzenlenen 4.01.2007 tarihli sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği halde aleyhine icra takibi yaptığını belirterek borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, bilirkişi raporu ve davalı tarafından tek taraflı düzenlenen ibraname gözönüne alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya ait olduğu anlaşılan defteri kebir, envanter, yevmiye defterlerinin boş olduğu saptandığı halde, davalının yükümlülüğünü yerine getirdiği kabul edilmiştir. Bu durum dosya içeriğine uygun düşmediği gibi bilirkişi raporuda kendi içinde çelişkilidir. Mahkemece bu durumda tarafların iddia ve savunmalarını karşılayan taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık, ayrıntılı ve gerekçeli rapor tanzim
2010/8444-17536
edilmesinin istenmesi, bundan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Davalı yaptığı icra takibinde asıl alacağın yanında işlemiş faiz de istemiştir. Oysa davalı davacıyı icra takibinden önce B.K 101 maddesi gereğince yöntemine uygun temerrüde düşürdüğünü kanıtlayamadığı halde işlemiş temerrüd faizi yönünden de davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 3.bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.