YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24384
KARAR NO : 2013/15904
KARAR TARİHİ : 28.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, ücret alacağı ve fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, izin ve fazla çalışma alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının mazeretsiz işe devam etmemesi sebebi ile iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, izin alacağı dışındaki tüm alacak kalemlerinin reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacının iş sözleşmesinin kim tarafından feshedildiği ve feshin haklı olup olmadığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davalı işyerinde makine operatörü baskı ustası olarak çalışmakta olan davacının, 24.08.2009 tarihinde işverene çektiği ihtarname ile kanuna aykırı olarak kanuni çalışma saatlerini aşacak şekilde çalıştırılması mümkün olmadığından iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini bildirmiştir. Dava dilekçesinde de, çalışma saatlerinin 08:00’de başladığını, 22:00’ye kadar sürdüğünü sadece iki haftada bir pazar günü izin yaptığını, dini
Bayramlarda ilk gün ya da ilk iki gün çalışma olmadığını, diğer bayramlarda çalışıldığını, çalışma şartlarının düzeltilmesini istemesi üzerine davalı tarafça böyle bir şeyin yapılamayacağının söylendiğini ve kanuni çalışma saatleri kadar çalışmak istemesine rağmen bu isteğinin kabul edilmediğini belirtmiştir. Dinlenen davacı ve davalı tanıkları, haftanın her günü 08:00-20:00 saatleri arasında çalıştıklarını, saat 20:00’den sonra da 2-3 saat daha fazla çalışma yapıldığını, çalışmanın yoğun olduğunu, hafta sonları da mecburi mesai olduğunu belirterek iddiayı doğrulamışlardır. Dosyada mevcut ücret tahakkuk bordrolarında her ay düzenli olarak fazla çalışma ücreti tahakkukunun bulunduğu görülmektedir. Her ne kadar davacıya çalışma dönemi boyunca fazla çalışmalarının karşılığı imzalı ve ihtirazı kayıt içermeyen bordro ile ödendiği ve davacının fazla çalışma alacağı bulunmadığından fazla çalışma alacağı talebi reddedilmiş ise de, taraf tanıklarının beyanları ve dosyadaki ücret tahakkuk bordroları birlikte değerlendirildiğinde işverence işyerinde işin kapasitesine göre az sayıda işçi çalıştırıldığı, iş gücü ihtiyacının çalışanlara sürekli fazla mesai yaptırılarak karşılama yoluna gidildiği ve işyerinde yasal çalışma saatlerine uyulmadığı işçilerin fazla mesai adı altında yasaya aykırı günlük çalışma süreleri ile çalıştırıldığı anlaşılmaktadır.
İşyerinin ve yapılan işin niteliği dikkate alındığında davacının beş yılı aşan çalışma süresi boyunca bu şekilde ağır çalışma şartları altında iş ilişkisini sürdürmesi ücreti ödenmiş olsa bile sürekli fazla mesai yaptırılarak çalışmaya devam etmesi beklenmemelidir. Bu durumda bu şekilde çalışmak istemeyen kanuni çalışma saatleri kadar çalışma talebi reddedilen davacının iş sözleşmesini feshetmesinin haklı nedene dayandığını kabulü gerekir. Hal böyle olunca davacı işçinin iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğinden kıdem tazminatı isteğinin kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.