Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/3116 E. 2010/4459 K. 14.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3116
KARAR NO : 2010/4459
KARAR TARİHİ : 14.09.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve davacının temyiz dilekçesi süresi dışında davalının temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, fazla kesilen damga vergisinden kalan alacak, stopaj kesintisinin zamanında yapılmaması nedeniyle vergi dairesine davalının kusuru sonucu ödenen faizden doğan alacak ile dava açılmadan ve kesinleşmiş karar bulunmadan yapılan kesintinin iadesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili temyize cevap dilekçesinde yerel mahkeme kararının faiz yönünden düzeltilerek onanmasını talep etmiş ise de, dilekçesini temyiz defterine kayıt ettirmediği gibi, temyiz peşin harcını yatırmadığı ve bu arada temyiz süresi de geçtiğinden davacının temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi uygun bulunmuştur.
3-Davacı vekilinin 30.05.2007 tarihli beyan dilekçesine göre, talep ettiği alacağın 23.550,95 TL’lik kısmının davacının hakedişlerinden Sayıştay sorgusu nedeniyle idarenin yaptığı kesinti olduğu anlaşılmaktadır. Geri çevirme kararları üzerine dosyaya intikal ettirilen Sayıştay rapor ve kararlarından sözkonusu işlerle ilgili fazla ödendiği belirtilen 118.511,55 TL’den 23.550,95 TL’sinin, 08.03.2006 tarih ve 3464 sayılı muhasebe işlem fişi ile davacıdan tahsil edildiği anlaşılmakta ise de, bu miktarın davacı yükleniciden tahsiline ilişkin Sayıştay kararı bulunmamaktadır. Davalı idare tarafından bu miktarla ilgili alacak davası açılmadan kesinti yapılmış olması tek başına kesintinin haksız yapıldığının kabulü sonucunu doğurmaz. Davalı yanca 23.550,95 TL’nin fazla ödeme sebebiyle kesildiği savunulduğundan bu kesintinin haklı nedenle yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekir.
Bu durumda mahkemece yapılan sözkonusu kesintinin nedenleri davalı idareye açıklattırılıp bu konudaki delilleri de ibraz ettirilerek, hükme esas raporu veren bilirkişi heyetine konusunda uzman bir teknik bilirkişi de eklenmek suretiyle yeniden oluşturulacak kuruldan, davalı idarenin bu kesintiyi yapmakta haklı olup olmadığı konusunda rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle davanın sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin süre yönünden reddine, 2. bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 3. bent gereğince kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA,14.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.