Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/2890 E. 2010/5133 K. 11.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2890
KARAR NO : 2010/5133
KARAR TARİHİ : 11.10.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda kural olarak yüklenici işi sözleşme ve ekleri ile fen ve tekniğine ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp teslim ettiğini, iş sahibi de yüklenicinin hakettiği iş bedelini ödediğini yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. Yanlar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı gibi davalı vekili itiraz dilekçesi ve yargılama aşamasındaki savunmalarında müvekkilin davacıya böyle bir borcu bulunmadığını ve faturaların kendilerine tebliğ edilmediğini savunmuştur. Faturaların varlığı tek başına akdî ilişki kanıtlamaya yeterli olmadığı gibi akdî ilişkinin varlığı halinde dahi bedelin belirlenmediği durumlarda tebliğ edilmediği sürece alacak miktarını ispata elverişli belgelerden de değildir.
Bu durumda mahkemece davacı tarafından ibraz edilen servis iş emirleri ve fatura altlarındaki imzalar yönünden davalı isticvap edilerek beyanı alındıktan ve gerekirse altındaki imzalarla ilgili inceleme de yaptırıldıktan, imzayı atan şahsın davalıyı temsile yetkili olup olmadığı BK’nın 32-38. maddelerine göre araştırıldıktan sonra akdî ilişkinin varlığının saptanması halinde faturaların tebliğ edildiği ve süresinde itiraz edilmediği ileri sürülerek kanıtlanmadığı ve bedel konusunda anlaşma da bulunmadığından BK’nın 366. maddesi hükmünce konusunda teknik bilirkişiden alınacak raporla işlerin yapıldığı tarihlerdeki mahalli piyasa rayiçlerine göre bedeli ile ilgili rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle davanın sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme sonucu ve yanlış değerlendirme ile davanın kabulü doğru olmamıştır.
Öte yandan icra takibinden önce davalının yöntemine uygun ihtarla temerrüde düşürüldüğü ileri sürülüp ispat edilmediği halde işlemiş faizi de kapsayacak biçimde itirazın iptâline karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.