YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8743
KARAR NO : 2010/13979
KARAR TARİHİ : 26.10.2010
… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.4.2009 gün ve 538-167 sayılı hükmün Dairemizin 25.3.2010 tarih ve 12368-4037 sayılı ilamıyla dilekçenin reddine karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, davalıya ait tavuk çiftliğinde bakım ve temizlik işlerinde 1.3.1997 tarihinden 1.8.2003 tarihine kadar çalıştığını, geceleri de çiftlikte kalarak bekçilik yaptığını, ancak davalı tarafından … akdinin haksız olarak feshedildiğini, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili, genel ve … tatili izin ücretleri ile ücret alacağının ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 70.000 TL’nin, talep ettiği her bir alacak kaleminin muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının çiftlikte sürekli bir çalışması olmadığını, bazı zamanlarda çiftliğe gelen tavuk yemlerinin boşaltılması sırasında çalıştığını, bu çalışması nedeniyle de sadece 150.000.000 TL ücret alacağının bulunduğunu savunarak, bunun dışındaki ücret alacağı ile diğer taleplerinin reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının … Kanununa tabi işçi olmadığı gerekçesiyle ücret alacağı dışındaki tazminatları isteyemeyeceği belirtilmiş, ancak davacının bir miktar ücret alacağı olduğu, davalı tarafından da kabul edildiğinden, davanın kısmen kabulüne, ücret alacağı yönünden taleple bağlı kalınmak suretiyle 10,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyizi üzerine, Dairemizce “15 günlük yasal temyiz süresinin geçtiğinden bahisle” temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dairemize ait ilamda, davacıya 1.6.2009 tarihinde tebliğ edilen mahkeme kararının, 15 günlük temyiz süresi geçtikten sonra 16.7.2009 tarihinde temyiz edildiği belirtilmişse de, dosyada mevcut olan PPT Müdürlüğüne ait 7.5.2010 tarihli yazı gereğince, mahkeme kararının davacıya tebliğ tarihinin 1.6.2009 değil, 1.7.2009 olduğu, dolayısıyla 15 günlük temyiz süresi içinde temyiz talebinde bulunulduğu anlaşılmış olmakla, Dairemize ait 25.3.2010 tarihli 2009/12368 esas, 2010/4037 karar sayılı ilamın kaldırılmasına, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir. Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-Dava, hizmet sözleşmesine dayalı, ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili, genel ve … tatili izin ücretlerinin tahsili istemine ilişkin olup, davacının, davalıya ait tavuk çiftliğinde, bakım, temizlik ve gece bekçiliği işlerinde, 1.3.1997 tarihinden 1.8.2003 tarihine kadar çalıştığı, hizmet sözleşmesinin davalı tarafından 1.8.2003 tarihinde haksız olarak feshedildiği tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Tarım işçisi olan davacı, … Kanunu kapsamında işçi sayılmadığından, sözleşmesinin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle, … Kanununda düzenlenmiş olan tazminatları istemez ise de, taraflar arasında Borçlar Kanununun 313 ve devamı maddelerinde düzenlenen bir hizmet sözleşmesi söz konusu olduğundan, davacı, haksız fesih nedeniyle Borçlar Kanununda düzenlenmiş olan hakları yönünden, aynı Kanunun 313 ve devamı maddeleri ile aynı Yasanın 340-345 maddelerine dayanarak talepte bulunabilir. O halde mahkemece, davacının Borçlar kanununda düzenlenmiş olan tazminat hakları yönünden bir değerlendirme yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sadece ücret alacağı yönünden ve bu alacağın da tam olarak miktarı belirlenmeden, 10,00 TL’nin tahsiline karar verilip, “fazlaya ilişkin talebin de reddine” şeklinde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. Bent gereğince, Dairemize ait 25.3.2010 tarihli 2009/12368 esas, 2010/4037 karar sayılı ilamın kaldırılmasına, 2. bent gereğince, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 3. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 35.50 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.