Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/1451 E. 2013/1178 K. 21.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1451
KARAR NO : 2013/1178
KARAR TARİHİ : 21.02.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 2041 parsel 14.875 m2, 2333 parsel 15.500 m2, 2015 parsel 5.000 m2 795 parsel 2.625 m2 797 parsel 2.375 m2, 3530 parsel 1.450 m2, 1659 parsel 6.125 m2, 1641 parsel 2.000 m2, 1939 parsel 2.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, irsen intikal, taksim ve hibe nedeniyle davalı … oğlu … … adına, (1173 parsel sayılı 16.750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava dışı … Kartaltepe, 2447 parsel sayılı 6.875 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava dışı … … adına) tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde, tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davasının reddine, 2447 ve 1173 parseller hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacı ve davalı taraf dayanağı olan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uyduğu, Hazine kendisine ait bir yer için davalı tarafa tapu kaydı verdiğine göre artık Hazine’nin mülkiyet iddiasında bulunamayacağı, daha eski tarihli olan davalı tarafın dayanağı olan tapu kaydına değer verileceği gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli bulunmamaktadır. Tarafların dayanakları olan tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş, yapılan keşifte mahalline yöntemince uygulanmamıştır. Doğru sonuca ulaşmak için; davacı Hazine dayanağı olan T.Evvel 1302 tarih 23 ve davalı taraf dayanağı olan K.Sani 303 tarih 480, Eylül 311 tarih 2, T.Sani 312 tarih 86, T.Evvel 1326 tarih 9, Mayıs 312 tarih 2317, Mayıs 312 tarih 2569, T.Evvel 312 tarih 52, K.Sani 303 tarih 504, Mayıs 312 tarih 2384, Ağustos 307 tarih 356 numaralı tapu kayıtları varsa haritaları ve oluşum belgeleri ile birlikte tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmeli, komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler yardımı ve üç kişiden oluşan fen bilirkişi kurulu aracılığıyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında varsa tarafların dayanağı olan tapu kayıtlarının haritası uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasasının 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmelidir. Ancak tapu kayıtlarının
krokileri zemine uygun değilse ve uygulama kabiliyeti yok ise tapu kayıtlarının sınırlarına itibar edilmelidir. Tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle okunup kayıtlarda yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir. Tarafların dayanağı olan tapu kayıtlarının revizyon görüp görmediği de araştırılmalıdır. Davacı Hazine’nin dava dilekçesinde belirttiği ve Hazine dayanağı olan tapu kaydının kapsamının belirlendiği Saray Tapulama Mahkemesi’nin 1979/666 Esas sayılı dosyası ile Saray Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1985/344 Esas, 1989/506 Karar sayılı dava dosyaları da getirtilmeli, tapu kaydı uygulamasında bu dosyalardaki bilirkişi raporlarından da yararlanılmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanlarını zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişi kurulundan uygulanan kayıtların hudutları ile kapsamını belirtir keşfi takibe imkan verir gerekçeli kroki ve rapor alınmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 21.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.