Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/181 E. 2013/1166 K. 21.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/181
KARAR NO : 2013/1166
KARAR TARİHİ : 21.02.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kadastro sırasında 9075, 9076, 9077, 9085, 9086, 9087, 9088, 9093, 9094, 9097, 9098 ve 9101 parsel sayılı sırasıyla 1770, 1740, 2250, 1350, 3960, 2040, 2310, 2250, 2910, 4470, 3510 ve 2640 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalılar … ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında Hazine mahkemece davaya dahil edilmiş, … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davaya müdahil olmuştur. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsellerin tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile, bölgede yapılan arazi toplulaştırması sonucu 9076 parselin 297 ada 1 parseldeki 1675/11549 payının davalı … mirasçıları adına payları oranında, 9088 parselin 297 ada 1 parsel içerisindeki 1634/11549 ve 370 ada 6 parsel içerisindeki 595/4399 payının davalı … adına, 9085 parselin 1/3 payına denk gelen 297 ada 1 parsel içindeki 1310/34647 payının davalı … mirasçıları adına payları oranında, 9085 parselin 2/3 payına denk gelen 297 ada 1 parsel içindeki 2620/ 34647 payının, 9097 parselin 297 ada 1 parsel içindeki 2323/11549 payı ile 384 ada 2 parselin tamamının, 9101 parsele tekabül eden 384 ada 1 parselin tamamının, 9075 parselin 298 ada 1 parsel içindeki 1670/13946 payının, 9077 parselin 298 ada 1 parsel içindeki 2082/13946 payının, 9086 parselin 298 ada 1 parsel içindeki 3751/13949 payının, 9093 parselin 298 ada 1 parsel içindeki 2137/13946 payının davacı … mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline, 9097, 9101 parsel sayılı taşınmazların içinde 1. ve 3. derecede sit alanı bulunduğu hususunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, aktarılan davanın kapsamında kalmadığı anlaşılan 9094 parsel sayılı taşınmaza ait tutanak aslı ve eklerinin olağan usullere göre tescil işlemlerinin yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine, 07.05.2012 tarihli ek karar ile de 9098 parselin 298 ada 1 parsel içindeki 3946/13946 payının davacı … mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dayanağı tapu kaydının 9094 parsel sayılı taşınmaz hariç olmak üzere diğer çekişmeli taşınmazları kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece; davacının dayanağı Nisan 1341 tarih 5 nolu sicilden gelen Kanuni evvel 937 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı yöntemince uygulanmamış, tapu kaydının batı sınırı mera okuduğu, üstelik batıda bulunan bir kısım taşınmazlar mera olarak tespit gördüğü halde, gerek dava konusu taşınmazların gerekse mera olarak tespit gören komşu taşınmazların niteliği ile ilgili olarak usulüne uygun mera araştırması yapılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle çekişmeli taşınmazların batısında yer alan 9084, 9099, 9100, 9101 parsel sayılı mera parsellere batı yönünden komşu taşınmazların onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları ve ziraat mühendisi bilirkişisi huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında davacının dayanağı K.evvel 1937 tarin 4 sıra numaralı tapu kaydı okunup, tapu kaydının hudutları mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, tapu kaydının taşınmazları kapsamadığının anlaşılması halinde, çekişmeli taşınmazların öncesinin mera olup olmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, davacı dayanağı K.evvel 937 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği merciilerinden sorulmalı, şayet revizyon görmüş ise revizyon gördüğü parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, tutanakları kesinleşmiş ise tapu kayıtları getirtilmeli, tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsadığı sonucuna varıldığı takdirde tapu kaydının batı sınırının mera okuması sebebiyle gayri sabit hudutlu olduğu ve miktarına göre kapsamının belirlenmesi gerektiği göz önünde tutulmalı, taşınmazların batısında yer alan 9084, 9099, 9100 ve 9101 parsel sayılı mera parselleri ile çekişmeli taşınmazın niteliği ile ilgili olarak ise uzman ziraat mühendisinden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsadığı ve miktar fazlasının mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde kayıt miktar fazlası yönünden iktisaba yeterli zilyetliğin olup olmadığı hususu üzerinde durulmalı, yine kayıt miktar fazlası yönünden ilgililer adına belgesiz olarak aynı çalışma alanı içinde taşınmaz iktisap edilip edilmediği sorulmak suretiyle miktar araştırması yapılarak belgesizden edinebilecekleri taşınmaz miktarı belirlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, asıl kararda hakkında hüküm kurulması unutulan taşınmaz hakkında ek karar ile hüküm kurulması dahi isabetsiz olup, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 21.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.