Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/2818 E. 2010/4013 K. 12.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2818
KARAR NO : 2010/4013
KARAR TARİHİ : 12.07.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –
Dava, 21.08.2006 tarihli faturaya dayanılarak girişilen icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece oluşturulan bilirkişi kurulunca 2008 yılındaki rayiçler dikkate alınarak imalât bedeli hesaplanmış ve sonuca varılmıştır. Oysa davalı cevabında 25.04.2006 tarihli faturayla iş bedelinin istendiğini ve ödemenin yapıldığını belirtmiştir. Bu fatura bedelinin ödendiği uyuşmazlık konusu değildir. Ödenen fatura, 4-7 Mayıs 2006 tarihleri arasında yapılan standın bedeli olarak gösterilmiş, davalının mükerrer olduğunu ileri sürdüğü faturada aynı dönem için düzenlenmiş olup, sebebi montaj ve demontaj ücreti olarak gösterilmiştir. Bu durumda her iki faturanın 4-7 Mayıs 2006 tarihleri arasındaki stant yapımı için düzenlendiği ileri sürüldüğüne göre mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak faturaların bedeli 25.04.2006 tarihi esas alınarak mahalli rayiçlerden saptanarak faturaların mükerrer olup olmadığı değerlendirilmeli, fazladan gösterilen imalât varsa dikkate alınmadan davacı alacağı karara bağlanmalıdır.
Diğer yandan davacı 26.09.2006 tarihinde keşide ettiği ihtarnameye faturasını ekleyip 3 gün içinde ödenmesini talep ettiğinden davalının temerrüdünün 06.10.2006’da gerçekleştiği kabul edilip faiz alacağı hesaplanması gerekirken icra takip tarihinden başlayarak faiz uygulanması da doğru olmamıştır.
15.H.D.
2010/2818
2010/4013
Her ne kadar inkâr tazminatı konusunda mahkeme gerekçesiyle hüküm fıkrası arasında çelişki bulunmakta ise de; olayda inkâr tazminatı verilmesi için gerekli şartların oluşmadığı anlaşıldığından tazminat isteminin reddi yerinde olup bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, kararın açıklanan diğer nedenlerle bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda belirtilen sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 12.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.