Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/14064 E. 2010/18239 K. 28.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14064
KARAR NO : 2010/18239
KARAR TARİHİ : 28.12.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde .. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının dava dışı asıl borçlu Adil İşlen ile imzalanan kredi sözleşmesini kefil olarak imzaladığını, asıl borçlunun borcunu ödememesi üzerine hesabı kat kat edilerek borcun ödenmesi için asıl borçlu ile davalıya ihtarname gönderildiğini, asıl borçlu hakkında yapılan icra takibinin kesinleştiğini, haczi kabil malı olmadığının tutanakla tespit edildiğini, bu tutanağın İİK nun 143 maddesi uyarınca aciz vesikası niteliğinde olduğunu ileri sürerek faizi ile birlikte toplam 15.958.04 TL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kendisinin galerici olduğunu, her araç alana kefil olmasının sözkonusu olmadığını, davacı bankanın kötü niyetli olarak kendisini kefil yaptığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 4077 sayılı yasanın 10/3 maddesinde belirtilen talep koşulu gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmiş; Hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı ile dava dışı Adil İşlen arasında 3.6.2005 tarihli tüketici kredisi sözleşmesi yapıldığı, davalı …’ın bu sözleşmeye kefil olduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine asıl borçlu hakkında genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, asıl borçlu hakkında 3.8.2007 tarihinde yapılan hacizde, haczi kabil malı olmadığının belirlendiği gibi, bankalara ve Tapu Sicil Müdürlüğüne yazılan yazılara verilen cevapta asıl borçlu Adil İşlen’in bankalarda parası olmadığı ve adına kayıtlı taşınmaz 2010/14064-18239
bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 10.maddesi gereği asıl borçluya müracaat edip alacağını tahsil edemediği ve dava tarihi itibariyle davalı kefilden talepte bulunma koşullarının gerçekleştiğinin kabulü gerekir. O halde mahkemece davalı kefilin borçlu olduğu miktar gerekirse bilirkişi incelemesi sonucu belirlenmeli ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken aksine gerekçelerle ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2–Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı lehine BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.