YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10145
KARAR NO : 2010/1318
KARAR TARİHİ : 08.02.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 13.9.2005 tarihinda davalı bankanın Nispetiye Şubesinden 120 ay vadeli, 80.000,00 TL konut kredisi kullandığını, taksitlerden iki tanesininin ödemesini aksatması üzerine, hesabının kat edilerek tüm kredi tutarının ödenmesi istenildiğine dair tarafına ihtar çekildiğini, ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını ileri sürerek, muaccel olmayan alacak nedeniyle başlatılan takibin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının konut kredisi kullandığını, ödemelerini aksatması nedeniyle tarafına ihtar çekildiğini, ihtara rağmen borcunu ödemediğini, bu nedenle alacaklarının muaccel hale geldiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın reddine karar verilmiş;hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı bankadan aldığı konut kredisi taksitlerinden iki tanesinin aksatılması nedeniyle, davalı banka tarafından kat ihtarı gönderilerek ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, muaccel olmayan alacak nedeniyle başlatılan icra takibinin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemi ile eldeki davayı açmıştır. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 10. maddesinde temerrüt için, “tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksiti ödemede temerrüde düşmesi yanında bir haftalık süre verilerek muacceliyet uyarısında bulunulması” gerektiğine ilişkin düzenleme getirilmiş olup, mahkemece davalı bankanın bu hükme uymadan, hesabı kat ettiğinin açık olduğu, ancak davacının hesap katından sonradan ödeme yapmadığından iyiniyetli sayılmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 4077 sayılı yasının 10. maddesini değiştiren 4822 sayılı yasa, 6.3.2003 tarihinde kabul edilmiş olup, 14.6.2003 tarihinde de yürürlüğe girmiştir. Bu madde emredici bir hüküm olup usulüne uygun çekilmeyen ihtar ile davacının temerrüde düştüğünden bahsedilemez.Dolayısı ile çekilen ihtar hüküm doğurmaz. O halde vadesi gelmeyen taksitlerin muaccel olduğu kabul edilemez.Davalı ancak muaccel olan alacaklarını isteyebilir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 8.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.