Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/10054 E. 2010/1525 K. 11.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10054
KARAR NO : 2010/1525
KARAR TARİHİ : 11.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalılarla yapılan protokol ile davalıların … bölgesi ve çevresindeki … kolundaki temizlik ve güvenlik işlerinin ve alınan ihalelerin takibi işini üstlendiğini, protokol gereğince tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak davalıların kar payı ödemesini yapmadığını, ayrıca şirketler adına şahsi harcamalar da yaptığını da ileri sürerek, fazla hakları saklı kalarak 10.460 YTL.nin temerrüt tarihinden faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, talebe göre 10.460 TL.nin yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalılar arasında yapılan protokolde , davalı … şirketi adına davacı aracılığı ile alınan ihale ve sözleşmeler nedeni ile karın % 25’nin, Kar-tek şirketinin de % 20’nin prim olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının davalı Kar-tek firmasından 16.659 TL. davalı … firmasından 30.950 TL. alacaklı olduğu , yaptığı harcamalar nedeni ile de davalılardan 8.435 TL. alacaklı olduğu açıklanmıştır. Davacı fazla haklarını saklı tutarak 10.460 TL.nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş ve mahkemece de talebe göre karar verilmiştir. Ancak her bir davalının sorumlu olduğu miktar farklı olduğuna ve müteselsilen tahsile yönelik bir talep de bulunmadığına göre, her bir davalının sorumlu olduğu miktar açıklanarak, bu miktarlar üzerinden hüküm kurulması gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde, hükümde sorumlu oldukları miktarların açıklanmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.