YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8263
KARAR NO : 2011/9068
KARAR TARİHİ : 11.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.03.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 44, 525, 630 ve 637 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında “… kızı …” şeklinde yazılı kimlik bilgilerinin “… kızı …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır.
Eldeki davada, 630 ve 637 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin tapulama tutanağında “Taşınmazın … oğlu … ’in 1962 yılında ölümü ile
./..
2011/8263 – 9068 – 2 –
evlatları …, …, …’a kaldığı”, yine 525 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapulama tutanağında “… oğlu … ’ın 1965 yılında ölümü ile karısı … ve evlatları …, …, …’ya kaldığı” yazılmıştır. Görüldüğü üzere tapu kayıt maliki …’ın anne adının “…” olduğu belirtilmişken, davacıya ait nüfus kaydında “…” olduğu görülmektedir. Geri çevirme kararımızdan sonra gönderilen cevap yazısında yersel yazım nedeni ile baba hanesi ile irtibat sağlanamadığı bu nedenle kardeşlerinin isminin tespit edilemediği, nüfus müdürlüğünden gönderilen evlilik belgesindeki bilgilerin de iddiayı ispata yeterli olmadığı gibi anne ismi yönünden yine çelişki olduğu görülmektedir. Tapulama tutanağındaki bilgiler ile nüfus kayıtlarının kısmen uyuşmadığı anlaşılmaktadır. Zabıta araştırmasında da yeterli bilgiler elde edilememiş; eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen karar doğru olmamıştır.
Mahkemece yukarıda belirtilen şekilde tapulama tutanağı ile nüfus kaydı arasındaki çelişki giderilmeli, “… ve … kızı …” isminde birisinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, zabıta vasıtası ile taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki “… kızı …” ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı ve taşınmazı kimin kullandığı araştırılmalıdır. Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra neticesine göre bir karar vermek gerektiği halde mülkiyet nakli oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.