YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7954
KARAR NO : 2010/13581
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
1-…, 2-…., 3-… vekili avukat … ile ….. vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 16. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17.3.2009 gün ve 377-61 sayılı hükmün Dairemizin 22.3.2010 tarih ve 13179-3620 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, 16.9.2005 tarihli satış sözleşmesi gereğince davalıya villa sattığını, eki imalat programı ve davalının ek isteklerine uygun taşınmazı inşa edip teslim ettiğini, sözleşme gereğince iskanın alınmasını müteakip ödenmesi gereken 25.000,00 USD’nin ödenmediğini ileri sürerek 25.000,00 USD’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, açtığı karşı dava ile de eksik imalatlar için 25.000,00 USD, geç teslim nedeniylede 50.000,00 TL cezai şartın tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 22.03.2010 tarih ve 2009/13179 esas, 2010/3620 karar sayılı ilamı ile hükmün, “..taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı ve eldeki davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, davacı taraf karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesinin (f) fıkrasında, yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacıların yukarıda açıklanan “satıcı” tanımı kapsamında kalıp kalmadığı, bir başka ifadeyle ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan kişilerden olup olmadıkları konusunda mahkemece bir araştırma yapılmamıştır. Dosya kapsamında bu konuda bir bilgi ya da belge bulunmamaktadır. Davacıların, Tüketici Kanunu’nda tanımlanan satıcı sıfatını taşıdıklarının anlaşılması halinde görevli mahkeme, Tüketici Mahkemesidir. Kararın bu gerekçe ile bozulmasına karar verilecek yerde, zuhulen Tüketici Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle kesin olarak bozulduğu, ayrıca bozma ilamının 1 nolu bendinin 2. fıkrasında somut uyuşmazlık özetlenirken, maddi hata sonucu “..davacı, satıcı davalının kendisine tapuda sattığı daire dışında başka bir daire teslim ettiğini belirterek verdiği senetlerin iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır.” şeklinde başka bir ilama ait bilgilerin yazıldığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacıların bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 22.03.2010 tarih ve 2009/13179 esas, 2010/3620 karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 22.03.2010 tarih ve 2009/13179 esas, 2010/3620 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, mahkeme hükmünün yukarıda açıklandığı şekilde BOZULMASINA, peşin alınan 35.50 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.