YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3876
KARAR NO : 2010/4733
KARAR TARİHİ : 23.09.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği (Tic.Mah.Sıf.)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava proje bedeli ile TUS hizmeti ücretinin ödenmesi istemiyle yapılan takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir. Davalılar akdî ilişkinin varlığını inkâr etmiş, kaldı ki babaları adına davacıya borcu ödediklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacı, 20.02.2006 tarihli faturaya dayanarak 10.620,00 TL asıl alacak, 6.927,02 TL işlemiş faiz olmak üzere alacağının tahsili istemi ile davalılar hakkında takibe geçmiştir. Hükme dayanak bilirkişi raporunda 2006 yılı oda fiyatlarına göre projeler ile TUS ve fenni mesul bedeli toplamı 10.946,00 TL hesaplanmıştır. Projelerin hangi yılda çizildiği dosya içeriğinden anlaşılamamıştır. İnşaat yapılan yere ait olduğu bildirilen su abonman sözleşmesi 03.09.2001 tarihli olup, inşaatta kullanılan demir faturası da 03.12.2002 tarihlidir. Taraflar arasında yazılı anlaşma bulunmadığı gibi iş bedeli konusunda uyuşmazlık vardır. Bu durumda iş bedeli, BK’nın 366. maddesi uyarınca imalâtın gerçekleştiği tarihteki piyasa fiyatlarına göre bilirkişilerce saptanmalıdır. O halde mahkemece yapılması gereken iş; tarafların işin yapıldığı tarih konusunda beyanlarını almak ve yukarıda sözü edilen belgeler de değerlendirilerek imalâtın ve hizmetin gerçekleştiği tarihi saptamak, bilirkişilerden ek rapor alınarak bu tarih itibariyle bedelini hesaplatmak, böylece bulunan iş bedelinden davalılar ödemelerini yazılı belge ile kanıtlayamadığı, ancak yemin teklif etmek istediğinden davacıya yemin teklifine hakları olduğu davalılara hatırlatarak sonucuna göre kanıtlanan ödemenin mahsubuyla takibin devamına karar vermek olmalıdır. Yine takipte işlemiş faiz istenilmiş ise de, takipten önce temerrüdün varlığı kanıtlanamadığından, BK’nın 101/I. maddesi uyarınca temerrüdün takip tarihinde gerçekleştiği gözetilmeden işlemiş faiz alacağını kapsar şekilde takibin devamına karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 23.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.