Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/11763 E. 2011/8893 K. 30.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11763
KARAR NO : 2011/8893
KARAR TARİHİ : 30.12.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 30/12/2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Davacının işe iade isteğinin kabulüne dair daha önce verilen kararın Yargıtay …. Hukuk Dairesince girişimci kararında (işletmesel kararda) öngörülen tedbirlerin alınıp alınmadığı ve organizasyon değişikliğine gidilip gidilmediği ve bunların sonucu olarak istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediğinin tespiti bakımından mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gereğine değinilerek bozulması üzerine mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılamada bu kez üç kişilik bilirkişi kurulundan alınan keşfe dayalı bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemiz Sayın çoğunluğu tarafından bozma sonrası yapılan araştırma ve inceleme ve özellikle hükme dayanak kılınan bilirkişi raporu yeterli bulunarak hükmün onanması yönüne gidilmiş ise de bu sonuca aşağıda belirtilen nedenlerle iştirak edilmemiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı işveren işletmesinin net zararını 2007 yılında 327.022 TL, 2008 yılında 26.273.794 TL ve 2009 yılında 8.711.655 TL olduğu ve anılan yıllarda zarar oluşmasının bu yıllara ilişkin olağandışı giderlerin meydana gelmesinin sonucu olduğu ve olağandışı giderlerin önemli bir kısmını faaliyet giderlerinin oluşturduğu belirtilmiş ve 2008 yılı faaliyet giderlerinin araştırma ve geliştirme giderleri, pazarlama satış ve dağıtım giderleri ile genel yönetim giderlerinin olduğu şeklinde açıklanmıştır. Ancak bilirkişiler davalı işveren işletmesinde hangi faaliyetlerin olağan hangilerinin olağandışı olduğuna dair bir açıklama getirmedikleri gibi 2000 yılı için belirttikleri faaliyetlerin içeriğini somutlaştırmadıkları ve davalı işletmede 2008 yılında alınan girişimci kararlarının uygulanıp uygulanmadığı hakkında işyeri kayıt ve belgelerine dayalı somut tespitlerde bulunmayıp girişimci (işletmesel kararın) yerindeliğini denetime yönelik değerlendirmeler yaptıkları görülmüştür.
Girişimci kararında öngörülen tedbirlerin somut olarak ne şekilde uygulandığı hakkında yeterli ve kapsamlı tespit ve değerlendirmeleri içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması mümkün değildir.
Öte yandan Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı yazılı olarak ayrıntılı biçimde itirazda bulunduğu halde ileri sürülen itirazların karşılanması bakımından ya aynı bilirkişilerden ek rapor alınması ya da ayrı bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği halde bu yola başvurulmamış olması da doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın yeteri kadar aydınlatılmadığı alınan bilirkişi raporunun uyuşmazlığı tüm yönleriyle aydınlatmadığı kanaatinde olduğundan hükmün ek rapor ya da başka bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak üzere bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi düşünceyle oluşturduğu onama kararına katılamıyorum.