Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/3554 E. 2010/4056 K. 14.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3554
KARAR NO : 2010/4056
KARAR TARİHİ : 14.07.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –
Dava yanlar arasında imzalanan “Elektrik Bakım ve Onarım İşleri” sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davalı tarafından, davacı işyerinde çalıştırılan işçiler ile bu işçilerin bağlı bulundukları Petrol-İş Sendikası’nca davacı aleyhine iş mahkemelerinde açılan davalar sonunda hükme bağlanan ve davacı yanca ödenen miktarın sözleşmedeki hükme dayanılarak davalıdan istirdadı talep edilmiş, mahkemece; yanlar arasındaki sözleşme bir bütün olarak değerlendirildiğinde işin devamı sırasında maliyet arttırıcı sebeplerin ortaya çıkması halinde bunun davacı iş sahibince karşılanacağı görüşüyle davanın reddine karar verilmiş, mahkemenin bu hükmü davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında imzalanan sözleşmenin 6.8. maddesinde “yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin işvereni olduğu, personel çalıştırmaktan Meri Kanunlar (Vergi Kanunu, SSK Kanunu, İş Kanunu, Toplu Sözleşme, Grev ve Lokavt, Sendikalar Kanunu, Borçlar Kanunu, Tasarrufu Teşvik Fonu, Konut Edindirme Kanunu vb.) muvacehenesinde bütün yükümlülükleri ve bu Kanunlardan dolayı ortaya çıkabilecek her türlü ihtilâflardan yüklenici firmaya rücu edilebilecek miktarların ödenmesini kabul eder” hükmüne yer verilmiştir. Aynı sözleşmenin diğer maddelerinde iş sahibince karşılanacak olan kısım yıl içinde asgari ücrete zam yapılması nedeniyle işçi ücretlerine yansıyacak olan ek masraflardan ibarettir. Dolayısıyla sözleşmenin bütününden tüm artışların işverence karşılanacağına dair bir yorumla sonuca varılması mümkün bulunmamaktadır. Diğer yandan davaya dayanak yapılan sözleşmenin muvazaalı olduğuna dair savunma ancak yanlar arasında imzalanan bir belgeye dayanılarak ispatlanabilir (YİBK. 05.02.1947 gün E.1945/20, K.1947/6 sayılı kararı). Davada dayanılan ve önceki iş mahkemelerince verilen kararlarda davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin muvazaalı olduğundan sözedilmiş ise de sözkonusu davalarda davalı taraf yer
15.H.D.
2009/3554
2010/4056
almadığı gibi anılan dosyalarda işçilere karşı hem asıl iş sahibinin ve hem de yüklenicinin, müştereken ve müteselsilen sorumluluğu yasadan kaynaklanmış olduğundan bu belirlemenin eldeki davada davacıyı bağlayıcı bir yönü bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davalının işçileri ile bağlı oldukları Petrol-İş Sendikası’nca açılan davalarda Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanıp hüküm altına alınan ve davacı tarafından ödenen miktar sözleşmenin 6.8 maddesi uyarınca davalıdan rücuan talep edilebileceğinden mahkemece iş mahkemesince karara bağlanıp sözleşme uyarınca davacının ödemek zorunda kaldığı miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.