Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/15379 E. 2010/1567 K. 11.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15379
KARAR NO : 2010/1567
KARAR TARİHİ : 11.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalılara ait düğün salonunda sünnet düğünü yapmak üzere anlaştıklarını daha önceden davalılara kendilerinin, herhangi bir iptal bildiriminde bulunmadıklarını ancak davalıların düğün salonunu doğün günü bir başıkasına kiraladıklarını, bu nedenle düğünlerinin düğün için pek elverişli olmayan başka bir solonda yapıldığını, kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek 10.000 TL manevi tazminata kararverilmesini istemiştir.
Davalılar, davacı tarafın sözleşmeden caymış olduğu yolunda telefon ile bilgi vermesi sonucu düğün salonunun belitrilen tarih için başka birine kiraladığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesinde kanunun uygulanmasıyla ilgili tanımlar yapılıp, bu arada “Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” hizmet, “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi” tüketici, “Kamu tüzel kişileride dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri” satıcı olarak tanımlamıştır. Aynı yasanın 23.maddesinin 1.fıkrasında ise “Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır” hükmüyle, kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir.
Somut olay değerlendirildiğinde, davacı tüketici ile davalı arasında hizmet satımından kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyel olunca, sözü edilen yasanın 23. maddesi hükmü gereğince davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince temyiz edilen kararın her iki taraf yararına BOZULMASINA, 2.bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.