YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9960
KARAR NO : 2010/1344
KARAR TARİHİ : 08.02.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … komisyonculuğu işi ile uğraştığını, davalının villa almak için başvurduğunu, 14.04.2004 tarihli gayrimenkul görme formunu imzalayarak taşınmazları görmeye başladığını, davalının 29.06.2005 tarihinde Samanyolu 1-3 adresindeki villayı görerek beğendiğini, ancak daha sonra taşınmazı malikinden bizzat satın aldığını, sözleşmeye göre tahakkuk eden komisyon ücretinin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine yapılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile Ihlamur Caddesindeki bir villanın görülmesi için 14.04.2004 tarihli yer gösterme formunun imzalandığını, bu evi beğenmediğini, aradan bir yıl geçtikten sonra gazete ilanında davaya konu taşınmazı görerek bizzat malikinden satın aldığını, dava konusu villanın sözleşmeye sonradan ilave edildiğini, bu ilaveye onay vermediği gibi parafınında bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu villanın davacının portföyünde iken gezilip görüldüğü ve davacının ücrete hak kazanmadığı iddiasının M.K 2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 14.04.2004 tarihli tellallık sözleşmesinde davalının ve davacının imzalarıbulunmaktadır. Ne var ki, aynı sözleşmenin “Görülen Gayrimenkul(ler)” başlığını taşıyan kısmında, “Samanyolu 1-3 Gökkuşağı 18-1 ve İmbat 12-4, İmbat 12-3 ” yazısının değişik kalemle ve farklı karakterle yazıldığı gözlenmiştir. Davalı, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olduğunu ancak bu sözleşmenin başka bir villanın gösterilmesi için imzalandığını, değişik kalemle yazılan ibarelerin sonradan ilave edildiğini, kendisinin imza ve parafı bulunmadığından bağlayıcı nitelik taşımadığını ve villayı kayıt malikinden davacının katılımı olmaksızın satın aldığını belirterek davanın reddini dilemiştir. Davalının bu savunmasına karşı davacı tellalde, sözleşmenin ilk gayrimenkulün gösterilmesi sırasında imzalandığını, dava konusu villanın ise 29.06.2005 tarihinde davalıya gösterildiğinde ve davalının huzurunda sözleşmeye ilave edildiğini bildirmiştir. Gayrimenkul gösterme formuna yapılan ilavelerin davalının rızası ile olduğu hususunun tanıkla ispatı mümkün değildir. Aynı sözleşmede, davalının sonradan yazılan bu kısmı onayladığına ilişkin imza ya da parafı da bulunmamaktadır. Mevcut bu olgular karşısında sözleşmeye ilave edilen ve davaya konu taşınmaz satışına ilişkin yer gösterme davalıyı bağlamaz. Bunun sonucu olarak davacı, davalıdan hak talep edemez. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 98.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 8.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.