Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/17054 E. 2013/16015 K. 01.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17054
KARAR NO : 2013/16015
KARAR TARİHİ : 01.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai alacağı, hafta tatili alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini, belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedilmediğini, ekonomik sebepler ile davacıya ücretsiz izin verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. İmzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda şahit beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı aylık net ücretinin 750,00 TL olduğunu, ileri sürmektedir. Dosya içerisine sunulan imzalı ücret bordrolarında davacının ücreti en son aylık brüt ücreti 732,73 TL olarak belirtilmiştir. Davacı şahitleri davacının beyanını doğrulamışlardır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ücreti imzalı ücret bordrolarında belirtildiği şekilde brüt 732,73 TL olarak kabul edilmişse de gerçek durumun ortaya çıkarılabilmesi için yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Bu konuda eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak hafta tatili ücretini 1.000,00 TL ve ulusal bayram, genel tatil ücretini 200,00 TL olarak talep etmesine rağmen mahkemece ulusal bayram genel tatil ücretinin 1.000,00 TL’sine, hafta tatili ücret alacağının da 200,00 TL’sine dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi hatalı olup bu husus da ayrıca bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de davacı tarafın dava dilekçesinde talep ettiği tüm alacak kalemleri hüküm altına alınmasına rağmen, davacının fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücret alacaklarından yapılan hakkaniyet indirimi dikkate alınarak, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup bu husus da ayrıca bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.