Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/3684 E. 2022/2965 K. 19.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3684
KARAR NO : 2022/2965
KARAR TARİHİ : 19.04.2022

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Of Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07/06/2017 tarihinde verilen dilekçeyle muhdesatın tespiti talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 04/11/2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından talep edilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili dava dilekçesinde, tarafların elbirliği halinde malik oldukları taşınmaz üzerindeki binanın müvekkilleri tarafından yapıldığını, taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davasının açıldığını belirterek, binanın davacılar tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, dava konusu binanın tarafların murisi tarafından emekli ikramiyesiyle inşa edildiğini, kaba inşaatın bitirilmesiyle giriş kattaki dükkan kiraya verilerek buradan elde edilen gelirle inşaata devam edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen karar hakkında, davalı … ve … istinaf kanun yoluna başvurmuş, bölge adliye mahkemesince eksik harç tamamlanmak üzere dosya mahkemesine iade edilmiştir. Eksik harç tamamlandıktan sonra mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar hakkında, davalı … ve … istinaf kanun yoluna başvurmuş, bölge adliye mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar, davalı … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın davacılar tarafından meydana getirildiğinin tespitine ilişkindir.
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 sayılı TMK m.684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK m.718). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi muhdesat kavramından, bir  arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde   dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK m.722, 724 ve 729), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Taşınmaz üzerindeki muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğinin tespitine ilişkin davalarda, mahkemece araştırılması gereken husus; muhdesatın kim tarafından, hangi gelirlerle ve özellikle kimin adına ve hesabına yaptırıldığıdır.
Somut olayda, mahkemece davacı tanıkları dinlenmiş ise de, tanık anlatımları davada sağlıklı bir sonuca ulaşmaya yeterli değildir. Dava konusu binanın muris hayatta iken inşa edildiği konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Muris ve davacıların birbirinden ayrı işi ve gelirinin bulunup bulunmadığı saptanmamış, muhdesatın kimin nam ve hesabına yaptırıldığı açıklığa kavuşturulmamıştır. Ayrıca davacılar tarafından binanın yapımı için yapılan katkı ve harcamaların babaya yönelik yardım amaçlı, ahlaki borç (ödev) niteliğinde mi, yoksa kendi nam ve hesabına muhdesat yapılması için mi olduğu belirlenmemiş, bu hususlar dinlenen tanıklara sorulmamış, soyut olarak alınan tanık beyanları ile yetinilerek hüküm verilmiştir.
O halde mahkemece, davacıların dava konusu muhdesatın yapım tarihindeki sosyal ve ekonomik durumları belirlenmeli, davacı tanıkları yeniden dinlenerek yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda araştırma yapılmalı, deliller tam olarak toplanmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … ve …’in temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, dosyanın iLK DERECE MAHKEMESİNE, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 19.04.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.