Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/11944 E. 2012/14136 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11944
KARAR NO : 2012/14136
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı Kurumun 14/04/2011 ve 4593951 sayılı işlemin iptaline, 6111 sayılı Kanun’dan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının Kurum işleminin iptal edilerek geriye dönük hizmetlerinin (geriye dönük tescil) verilerek sigortalılığının TESPİTİ ile 6111 sayılı Yasadan faydalanma hakkının saklı tutulması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacının Kuruma ibraz etmiş olduğu 15/09/1995 tarihli müstahsil makbuzunun davacıya ait olduğunun tespiti ile, bu makbuza dayalı olarak geriye dönük hizmetlerinin verilmesine, 6111 sayılıl Yasadan faydalanması gerektiğnin TESPİTİNE karar verilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı HMK 297 (1086 sayılı HUMK 388.mad.) maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Diğer taraftan, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Somut olayda, Kurumda bulunan ve davacıya ait olduğu belirtilen 15/09/1995 tarihli müstahsil makbuzunun aslı veya onaylı bir sureti dosyaya konulmamıştır. Ayrıca davacı davasında sigortalılık süresini de amaçlamaktadır. Ancak mahkemece, sigortalılık süresi açıkça belirtilmemiştir. Dolayısıyla sigortalılık süresinin açıkça gösterilmemesi, hükmün infazında tereddüt meydana getireceğinden HMK 297/2 maddesine aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.