YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2997
KARAR NO : 2012/10603
KARAR TARİHİ : 11.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Torbalı Belediye Başkanlığı vekili ile … tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-İzmir 7 İş Mahkmesince davacı vekili ve davalı … vekili yüzüne karşı tefhim olunan 11.10.2010 tarihli kararın davalı …’e … adresinde 30.12.2010 tarihinde Tebligat Kanunu 35.maddesine göre tebliğ olunduğu,davalı …’ın 6.6.2011 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği,bu davalının temyiz dilekçesinde adres olarak … adresini belirttiği,davalı …’a dava dilekçesinin … Adresinde tebliğ olunduğu,18.5.2010 tarihli kusur raporunun yine dava dilekçesinin tebliğ edildiği bu adrese gönderildiği ancak davalının adresini değiştirip yeni adresinin Yeni Mahalle 617.sok No:5 D:2 Aliağa/İzmir olduğunun anlaşılması ile kusur raporunun bu adrese tebliğ edildiği,davacı …’ın kendisine tebliğ olunan kusur raporuna itirazlarını içerir dilekçesinde aynı zamanda yeni adresini … olarak mahkemeye bildirdiği, buna rağmen yukarıda belirtildiği üzere davalı …’ın yokluğunda verilen kararın kendisine … adresine tebliğ edilmeye çalışıldığı ve neticeten mahkemece hata yapılarak bu adrese Tebligat Kanunu 35.maddesi kapsamında gerekçeli kararın tebliğinin yapıldığı, sonrasında da davalının temyizinin süresinde olmadığından bahisle 6.6.2011 tarihli ek kararı ile mahkemenin davalı …’ın temyiz istemini reddettiği, temyizin reddine dair bu kararın 10.6.2011 tarihinde ve süresinde davalı … tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla İzmir 7 İş Mahkemesinin , temyiz isteminin reddine ilişkin 6.6.2011 tarihli ek kararının bozularak kaldırılmasına ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432/son maddesi gereğince asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesine.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava, 26.1.2007 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaralanan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece,maddi tazminat davasının … bırakılması nedeniyle karr verilmesine yer olmadığına,manevi tazminat davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve kayıtlardan;meydana gelen zararlandırıcı olayın SGK Başkanlığınca iş kazası olarak kabul edildi,uğranılan iş kazası neticesinde sigortalının %34 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı,kazanın oluşumunda %20 oranında davacı sigortalı kusurunun bulunduğu anlaşılmıştır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalı yakınlarına verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları,tarafların sosyal ve ekonomik durumları,paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu,olayın ağırlığı,davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez ve yine 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde göz önünde bulundurulması gerekir.
Buna göre olay tarihi, tarafların kusur durumu ve özelikle davacının sürekli iş göremezlik oranı dikkate alındığında hükmedilen 60.000,00TL manevi tazminat miktarı fazladır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 11/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.