Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/20037 E. 2012/18995 K. 07.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20037
KARAR NO : 2012/18995
KARAR TARİHİ : 07.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 01/08/1958 olduğunun ve 18 yaşından öncesine ait hizmetinin geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, aylık bağlama oranının düzeltilmesi ve fark aylıkları isteme hakkının saklı tutulması istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle “yargı yolu yanlışlığı nedeniyle dava dilekçesinin reddine” karar verilmiştir.
Görev ve yargı yolu, kamu düzeni ile ilgili olup mahkemelerce yargılamanın her aşamasında resen ele alınması gereken bir husustur.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikte özel mahkemelerdir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1.maddesine göre İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi İş Mahkemelerinin görevi kapsamındadır. Bu mahkemeler 5018 sayılı kanunun 4 üncü maddesinin (E) fıkrasına göre sendikaların açacakları ve bu sıfatla aleyhlerine açılacak hukuk davalarına ve İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara da bakarlar.
Öte yandan, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 101.maddesine göre bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 01.01.1942 doğumlu davacının 01.08.1958 – 01.01.1960 tarihleri arasında Emekli Sandığı kapsamında 18 yaşından öncesine ait 17 aylık ( 510 günlük ) hizmetinin bulunduğu, Emekli Sandığı tarafından davacının 18 yaşından öncesine ait hizmetlerinin 5434 sayılı Yasa’nın 12.maddesi uyarınca değerlendirilmediği ve 18 yaşını doldurduktan sonraki hizmetlerinin SSK’ya bildirildiği, SSK ‘nın da davacının sigortalılık başlangıç tarihini 01.01.1960 kabul ederek 1.5.1992 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağladığı anlaşılmaktadır.
Davacı, dava dilekçesinde 300 günlük çalışmasının aylık bağlanırken dikkate alınmadığını iddia etmekte ise de 1992 yılındaki aylık bağlama kararında davacının prim ödeme gün sayısı 9353, 1993 yılındaki aylık bağlama kararında ise 9053 olarak kabul edilmesinin nedeni sigortalılık başlangıç tarihinin 01.01.1960 olarak kabul edilmesidir. Dolayısıyla dava dilekçesinde davacının iki ayrı talebi yer almakta ise de uyuşmazlık aylık bağlanırken hangi tarihin sigortalılık başlangıcı kabul edileceği ve buna göre SSK aylık bağlama oranının ne olacağı noktasında toplanmaktadır.
Davacının yaşlılık aylığı 2829 sayılı Yasa’nın 8.maddesine göre hizmet birleştirilmesi yoluyla bağlanmış olup “Sigortalılık Süresinin Başlangıcı” başlıklı 6.maddesine göre Kurumlardan herhangi birine ilk defa sigortalı olunan tarih, sigortalılık süresinin başlama tarihidir. Şu kadar ki; emeklilik veya yaşlılık aylığına hak kazanılıp kazanılmadığının tespitinde, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa 1425 sayılı Kanunla eklenen ek 7 nci madde kapsamına girenler hariç, 18 yaşından önce kurumlardan herhangi birine sigortalı olanların sigortalılık sürelerinin başlama tarihi, 18 yaşını doldurdukları tarih kabul edilir.
Davacının istemi, 2829 sayılı Yasa’nın 6.maddesine göre sigortalılık başlangıç tarihinin 01.08.1958 olarak kabulü ile buna göre SSK yaşlılık aylığı bağlama oranının düzeltilmesi ve fark aylıkları isteme hakkının saklı tutulması olup istemin niteliği, dayanağı Kanun maddesi ve aylığın bağlandığı Kurum (SSK) nazara alınarak uyuşmazlığın İş Mahkemesinde çözülmesi gerekirken; sigortalılık süresinin başlangıcı belirlenirken 5434 sayılı Yasa’nın 12.maddesinin uygulanması başlıbaşına uyuşmazlığın İdare Mahkemesinde çözülmesi sonucunu doğurmayacağı halde yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.