YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13439
KARAR NO : 2012/2755
KARAR TARİHİ : 29.02.2012
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine ve davalılardan … Yalıtım ve Tecrit Mad. Ür.San.Tic.A.Ş.vekilinin 25/10/2011 havale tarihli dilekçeyle temyizden feragat etmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1- Mahkemece verilen 23.06.2011 tarihli karar, davalı … Yalıtım ve Tecrit Maddeleri Üretim Tic. A.Ş vekillerince süresinde temyiz edilmiş olup, bilahare davalı vekili Av. …’ın vekaletnamesindeki yetkisine binaen temyiz talebinden feragat etmiş bulunduğundan Davalı vekilinin vaki temyiz talebinin feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Davacının, 10.07.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu % 26 oranın da işgöremezliğe uğradığı,olayda davacının % 20 oranında , davalı işverenlerin % 80 oranında kusurlu olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen 40.000,00-TL manevi tazminatın fazla takdir edildiği ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde,davalı … Güvenlik Ltd. Şti vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 29/02/2012 günü oybirliği ile karar verildi.