Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/12555 E. 2012/9046 K. 24.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12555
KARAR NO : 2012/9046
KARAR TARİHİ : 24.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, emekli aylığındaki haczin durdurulmasına, yapılan kesintilerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekilince süresinde temyiz edilmesi üzerine Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava nitelikçe davacının yönetim kurulu başkanı olduğu Anonim Şirketin prim borçları nedeniyle, 1479 sayılı yasa gereğince aldığı yaşlılık aylığına 01.10.2009 tarihinden itibaren uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece; Kurum alacaklarının tahsili için 5510 sayılı yasanın 93. maddesi gereğince, yaşlılık aylığına haciz uygulanabileceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Yerel Mahkemenin tüzel kişilikten tahsil edilemeyen Kurum alacağının şirketin yönetim kurulu başkanından tahsili için gönderilen ödeme emri üzerine davacının yaşlılık aylığına haciz uygulanmasına ilişkin kurum işleminin yasal olduğunun kabulü ile bu yöndeki davanın reddine karar vermesi isabetlidir. Ancak davacının yaşlılık aylığının miktarına göre 1/3 oranında haciz uygulanabileceğinin kabulü hatalı olmuştur.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı olan 6183 sayılı Yasanın 71. maddesinde “Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirlerin üçte birinden çok dörtte birinden az olmamak üzere haczolunabileceği, asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin ise onda birinden fazlası haczolunamayacağı” düzenlenmiştir. Kurum yazışmalarından davacının yaşlılık aylığının 1/3’ne haciz uygulandığı anlaşılmaktadır. Öte yandan dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacının 2009 yılı 10. aydaki yaşlılık aylığının 557,69-TL olduğu görülmektedir. Bu miktarın aynı tarihteki asgari geçim indirimli net asgari ücretin altında bulunduğu açıktır. Hal böyle olunca davacının yaşlılık aylığının asgari ücretin altında olduğunun saptanması halinde 1/10’dan fazlasının haczedilemeyeceğinin göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Yapılacak iş davacının yaşlılık aylığının asgari ücretin altında olup olmadığının araştırılarak asgari ücretin altında ise 1/10 fazlası haczedilemeyeceğinden bu yöne ilişkin davayı kabul etmek, asgari ücretin üzerinde ise şimdiki gibi davanın reddine karar verilmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.