YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12862
KARAR NO : 2010/14021
KARAR TARİHİ : 14.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 09.02.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 01.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yol ve harman yerine davalı köyün, köy konağı yapmak suretiyle ortaya çıkan muarazasının giderilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı köy, dava konusu taşınmazın köy konağı yapılmak üzere kamu yararı amacıyla tahsis edildiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesi 1.fıkrası a,b ve c bentleri uyarınca, idare mahkemeleri, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç kamu hizmetlerinin birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı, taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları görmekle görevlidir.
Somut uyuşmazlıkta; Davacı, yukarıda sıralanan nedenlerden birine dayanarak iptal veya tam yargı davası açmamış, aksine davalı köye tahsis edilen taşınmazın yol ve harman yeri olduğunu, buna rağmen köy konağı yapılmak üzere davalı köye tahsis edildiğini ileri sürerek ortaya çıkan muarazanın giderilmesini istemiştir. Kuşkusuz, yapılan tahsisin iptali hakkında bir dava açılırsa, böyle bir davanın görüleceği yer idare mahkemeleridir.
Mahkemece yapılması gereken iş, davalı köye yöntemince bir tahsis yapıldığı gözetilmek suretiyle çekişmenin esası hakkında bir karar vermekten ibarettir.
Davanın nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek, yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığından, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 14.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.