Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/12608 E. 2012/8999 K. 24.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12608
KARAR NO : 2012/8999
KARAR TARİHİ : 24.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Mart 1996-Mayıs 2001 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davacı davalı iş veren şirkete ait Deri Sanayii işyerinde işçi olarak Mart 1996-mayıs 2001 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davanın 1.3.1996-30.8.1999 tarihleri arasındaki dönem yönünden 506 sayılı Yasanın 79.maddesi uyarınca hak düşürücü süre yönünden reddine 1.9.1999-6.8.2001 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise davacının çalışmalarının sezonluk niteliği taşıdığı ve çalışmaya uygun olarak bildirimin yapıldığı fazla çalışmanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Toplanan delillerden 1.3.1996-30.8.1999 dönem yönünden davacının bu dönemde 1.6.1996-30.4.1998 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılığı, bunu takiben 71510.45 sayılı bir başka işyerinden 4.5.1998-8.7.1998 tarihleri arasında zorunlu sigortalı sürelerinin bildirilmesi nedeniyle davanın 31.7.2007 tarihinde açılmış bulunması, bu dönem içinde davalı işyerinden hak düşürücü süreyi kesen işe giriş bildirgesi Kurum müfettiş raporu,dönem bordrosunun düzenlenerek verilmesi gibi sebeplerin bulunmaması nedeniyle bu dönemin 506 sayılı yasanın 79/10.maddesi uyarınca hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesi doğrudur.
1.9.1999-6.8.2001 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise; Davanın yasal dayanağını oluşturan; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim
bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 11002516 sigorta sicil sayılı davalı iş yerinden 1.9.1999 tarihli işe giriş bildirgesinin düzenlenerek verildiği 1999 yılında 76 gün, 2000 yılında 123 gün bildirilerek 6.5.2000 tarihinde çıkışının verildiği, işe giriş bildirgesi düzenlenmeden yeniden 15.2.2001-6.8.2001 tarihleri arasında ise toplam 95 günlük sigortalılık süresinin bildirildiği görülmüştür.Dinlenen bordro tanığı ifadelerine göre çalışmanın sezonluk bulunduğu ancak davacının çalışmalarının sezon içinde tam ay 30 gün üzerinden gerçekleştiği bildirilmiş olmakla 8.9.1999 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 4447 sayılı Yasanın 11.maddesi uyarınca işverenin 1 aylık dönem içersinde bazı günlerde sigortalı çalıştırılmaması ve ücret ödenmemesi durumunda; Noksan çalışmayı açıklayan bilgi ve belgeleri, Kuruma vermek zorunluluğu bulunmakta olup mahkemece bu yönde yapılan araştırmaya Kurum tarafından 9.6.2009 tarihli yazı ile davacıya ait 1.9.2009 tarihinden sonra aylık çalışma günlerinin 30 günden az bildirilmiş olması sebebi ile ek prim tahakkuklarının işveren şirket veya SGK’ca düzenlenmesini gerektirir herhangi bir müracaat rapor veya mahkeme yazısı bulunmadığı yönündeki yazı cevabından SGK belgelere göre ve yasanın hükmüne rağmen aylar itibariyle noksan gün sayılarının tama iblağı konusunda resen tahakkuka gerek bulunmadığı sonucuna varılamaz.Bu konudaki yanıltıcı bilirkişi raporuna itibar edilemez .
Mahkemece yapılacak iş 1.9.1999-6.8.2001 tarihleri arasındaki dönem yönünden işe giriş ve çıkış tarihleri arasında bildirilen sürelerin ayı içinde 30 günden az bildirimin sebepleri bildirilmeyen günlerin işveren tarafından aylık sigorta prim bildirgelerine eklenip eklenmediği belgelendirilmiş ise tüm evrakların celbedilerek eksik bildirim sebeplerinin 4447 sayılı Yasa uyarınca geçerliliği tespit edilmeli, işveren tarafından ayı içinde 30 günden az bildirimin belgelendirilmemesi durumunda ise tanık ifadelerine göre işe giriş ve çıkış tarihleri arasında çalışmanın tam olduğu bildirilmiş olmakla giriş ve çıkış tarihleri arasındaki eksik sürelerin tespitine karar verilmelidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 24/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.