Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/14021 E. 2012/11321 K. 14.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14021
KARAR NO : 2012/11321
KARAR TARİHİ : 14.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 5510 sayılı Kanun’nun 5763 sayılı Yasa ile değişik geçici 24.maddenin getirmiş olduğu ödeme kolaylığı sağlayan yapılandırma hakkından faydalandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacının mahkeme kararı ile hüküm altına alınan dönemler yönünden prim borçlarının 5763 sayılı Yasa’nın 27.maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 24. maddeye göre yapılandırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
15.5.2008 kabul tarihli 5763 sayılı Yasa’nın 27. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 24. maddeye göre 1479 sayılı Yasa ve 2926 sayılı Yasa’ya göre sigortalı olanların 31.3.2008 tarihine kadar olan prim ve sosyal güvenlik destek primi borçlarının bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden iki ay içinde yazılı olarak başvurulması kaydıyla belirtilen şartlarla peşin veya yirmidört aya kadar eşit taksitler halinde ödeneceği, 31.7.2008 kabul tarihli 5797 sayılı Yasa’nın 4. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 25. maddeye göre de, sigortalıların Geçici 24. madde kapsamına giren ve bu madde hükümlerine göre prim borçlarını yapılandırmamış olmaları halinde maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yirmi gün içinde yazılı olarak başvurulması kaydıyla belirtilen şartlarla peşin veya oniki aya kadar eşit taksitler halinde ödeneceği belirtilmiş ve son başvuru tarihi 8.9.2008 tarihine kadar uzatılmıştır.
Öte yandan 13.2.2011 kabul ve 25.2.2011 yayım tarihli 1.3.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasanın 12. maddesine göre “ (1) 2010 yılı Kasım ayı ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahakkuk ettiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan; a) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan; sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, b) Bu Kanuna göre yapılan başvuru tarihi itibarıyla ilgili mevzuatına göre ödenmesi imkanı ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi, c) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili kanunları gereğince takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı, asılları ile bu alacaklara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir” hükmü getirilmiş ve son başvuru tarihi 31.5.2011 tarihine kadar uzatılmıştır.
Somut olayda; davacının 09.06.2006 tarihinde açtığı Tarım … sigortalılığının tespiti davasının 16.07.2008 tarihinde kabul edildiği,kararın 16.12.2008 tarihinde Dairemizce onanarak kesinleştiği, davacının süresi içinde 5797 sayılı Yasa’nın 4. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 25. maddeye göre birikmiş prim borçlarının yapılandırılması için talepte bulunduğu ancak borcunu ödeyemediği için yapılandırmanın iptalini istediği, inceleme konusu bu davayı açtığı tarih olan 04.03.2010 tarihinde ve kararın verildiği 21.10.2010 tarihinde herhangi bir prim yapılandırılmasına ilişkin yasal uygulamanın olmadığı, 13.2.2011 kabul ve 25.2.2011 yayım tarihli 1.3.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasanın 12. maddesi ile getirilen ödeme kolaylığından da davacının temyiz incelemesinde bulunan bu dava dolayısı ile yararlanamadığı anlaşılmaktadır.
Kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme bulunmamaktadır. İlke olarak her yasa yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir. Ancak devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni yasa veya düzenleyici kural “derhal yürürlüğe girme” niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuçlarını doğuracaktır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. Sosyal güvenlik hukukunun ilgi alanı kamusal olup otoritesi kamu düzenini ilgilendirmektedir. Bu nedenle sosyal güvenlik hukuku ile ilgili yasalar yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurur.
Bu açıklamalar karşısında mahkemenin 21.10.2010 günlü kararından sonra ancak hüküm kesinleşmeden 1.3.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasa’nın 12. maddesinin tamamlanmamış hukuki durumlara uygulanacağının kabulü gerekir.
Yapılacak iş; davacıya 6111 sayılı Yasa’nın 12. maddesinden yararlanmak isteyip-istemediğini açıklattırmak, yararlanmak istemediğini belirtmesi halinde davayı reddetmek, istediği taktirde ise süresinde yapılmış bir başvuru kabul edilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm tarihinden sonra ortaya çıkan ve hükmün kesinleşmesini engelleyen bu yeni yasa gözetilerek hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.