Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/10663 E. 2012/13682 K. 06.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10663
KARAR NO : 2012/13682
KARAR TARİHİ : 06.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin, 18/08/2003-15/08/2005 ve 12/06/2007-04/05/2008 tarihleri arasında 1479 sayılı yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacının muris eşi …’ın 18.08.2003-15.08.2005 ve 12.06.2007-4.5.2008 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç doğru olmamıştır.
Her uyuşmazlığın, dayandığı işlem veya olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmesi gerekeceği ilkesinden hareketle yasal koşulların ayrı ayrı ele alınarak Bağ Kur’luluk statüsünün ortaya konması gerekir. 1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, şoför olan davacının muris eşi sigortalı …’ın 4.5.2008 tarihinde öldüğü, Kurumun vergi kaydı ile sınırlı olarak 06.08.2002-18.08.2003 ve 15.08.2005-12.06.2007 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa uyarınca sigortalı olarak kabul ettiği, 12.07.2000-27.10.2008 tarihleri arasında… Şoförler ve Otomobilciler Odası ile Sivas Esnaf ve Sanatkar Sicil Müdürlüğü kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sigortalının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki kayıt ve tescil işlemi 15.2.2008 tarihinde Kurum kayıtlarına giren “1479 sayılı Kanuna göre …’a Giriş Bildirgesi” ile 06.08.2002 tarihi itibariyle vergi kaydına dayalı olarak yapılmış olup sigortalılığın başladığı 06.08.2002 tarihinde yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa’nın 24.maddesine göre zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterlidir. Kurumun ilk kayıt ve tescil işlemini vergi kaydına dayalı olarak yapması sigortalının anılan tarihte sicil kaydına göre de tescil edilebileceğine dair yasal gerçekliği ortadan kaldırmayacağı için sicil kaydının devamı süresince sigortalılık koşullarının da devam ettiği kabul edilmelidir. Somut olayda sigortalının vergi kaydı 6.8.2002-18.8.2003 ve 15.8.2005-12.6.2007 tarihleri arası ile sınırlı ise de 12.07.2000-27.10.2008 tarihleri arasında… Şoförler ve Otomobilciler Odası ile Sivas Esnaf ve Sanatkar Sicil Müdürlüğü kaydının bulunduğu, vergi kaydı sona ermekle birlikte devam eden sicil kaydının sigortalılık koşullarının devamına imkan sağladığı anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davacının muris eşi sigortalı …’ın 19.8.2003-14.8.2005 ve 13.6.2007-4.5.2008 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine
06.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.