YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8476
KARAR NO : 2012/3866
KARAR TARİHİ : 15.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı … Sınai ve Tıbbi Gazlar İst.End.A.Ş.’ne ait limanda tahmil tahliye işini yüklenen taşeron … Tic.Ltd.Şti’nin işçisi olarak olarak çalışmakta iken, davacının, 10.04.2003 tarihinde kangal demir bağlarının gemi ambarına yüklenmesi sırasında demir bağının kaymasıyla sol ayağının kırıldığı, olayın SGK’ca iş kazası kabul edildiği anlaşılmaktadır.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur. Olayda tarafların kusur oranlarıyla ilgili olarak düzenlenen 05.02.2007 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davalı … Sınai ve Tıbbi Gazlar İst.End.A.Ş’nin % 30 oranında, davalı … Tic.Ltd.Şti’nin % 70 oranında, kazalının ise kusursuz olduğunun belirtildiği, yargılama sırasında alınan 11.05.2010 tarihli diğer kusur raporunda ise, … Sınai ve Tıbbi Gazlar İst.End.A.Ş’nin % 30 oranında, davalı … Tic.Ltd.Şti’nin % 50 oranında, kazalının % 10 ve dava dışı vinç operatörünün ise % 10 oranında kusurlu olduğunun saptandığı, mahkemece 11.05.2010 tarihli kusur raporu esas alınarak sonuca gidildiği görülmüştür. Bu duruma göre kusurun aidiyeti ve dağılımı açısından aynı olay nedeniyle farklı değerlendirmelerin bulunduğu ortadadır. Mahkemece anılan raporlarda mevcut kusur dağılımları arasındaki çelişki giderilmeden 11.05.2010 tarihli kusur raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.