Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/13286 E. 2010/3297 K. 16.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13286
KARAR NO : 2010/3297
KARAR TARİHİ : 16.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ile yaptıkları 24.1.2003 tarihli harici sözleşme ile, bu sözleşmede bilirlenen … ve … adına olan 4 adet tapulu taşınmazın 9.500,00 YTL karşılığında devrinin kararlaştırıldığını, bedelin 3.000,00 YTL’sinin 25.2.2003 tarihinde 4.500,00 YTL’sinin 25.9.2003 tarihinde 2.000,00 YTL’sinin 16.11.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğünü, bunun için bonolar düzenlendiğini, davanın üç adet taşınmazın tapusunu devrettiğini, 139 ada 7 parselde kayıtlı taşınmaz tapusunun devredilmediğini, ancak davalının satış bedeli için kendisine verilen iki adet bonoyu bankaya tahsile koyma girişiminde bulunduğunu ileri sürerek 6.500,00 YTL’lık bonolardan dolayı boçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacı ya 24.01.2003 tarihli harici sözleşmeye dayalı olarak 9.500 TL senet karşılığında devri yapılan 3 adet taşınmazlarda davalının devredeceği taahhütünde bulunduğu … ile …’nın hissesine düşen kısımların toplam değerinin sözleşme tarihi itibariyle 16.259,83 TL olduğu,dava konusu 6.500 TL bonoların bedelsiz kalmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece 21.06.2007 tarihli davanın reddine ilişkin verilen ilk kararın davacı tarafça temyizi üzerine dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu; taraflar arasındaki hükuki ilişkinin tapulu taşınmazların satışına ilişkin harici sözleşmeye dayalı olduğu, sözleşmenin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu ve taraflar lehine hak ve yükümlülükler doğurmayacağından, tarafların verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini isteyebilecekleri, her ne kadar sözleşme geçersiz ise de belirtilen 4 adet taşınmazın 3 adedinin tapusunun sözleşmeye dayalı olarak davacıya devredilmekle bu üç adet taşınmaz yönünden sözleşme geçerli hale geldiğini, bu nedenle davacı sadece devri yapılmayan 139 ada 7 parsel sayılı taşınmaz için ödediği bedelin istirdadı ile verdiği bonolardan bu taşınmaza karşılık bedele ilişkin senedin iptalini isteyebileceği, taraflar arasındaki protokolde tapuda devri yapılmayan 139 ada 7 parsel sayılı taşınmaz için ayrı bir bedel saptanmadığı için mahkemece mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak 24.1.2003 tarihi itibariyle 139 ada 7 nolu parselin 4 adet taşınmaz için belirlenen 9.500.00 YTL toplam bedel içindeki değeri saptanarak, dava konusu bonoların karşılıksız kalıp kalmadığı belirlenerek karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasında yapılan 24.1.2003 tarihli “Sulh Sözleşmesi” başlıklı belge ile davalının tapuda … ve … adına kayıtlı 4 adet taşınmazın 9.500.00 YTL bedelle davacıya devrini taahhüt ettiği, bunun için üç adet muhtelif vadeli bonolar düzenlediği, 4 adet taşınmazdan üçünün davacıya tapuda devrinin yapıldığı, 139 ada 7 parsel sayılı taşınmazın devrinin yapılmadığı, davacının ise 25.9.2003 vade tarihli 4.500.00 YTL’lık 16.11.2003 vade tarihli 2.000.00 YTL’lık bono bedellerini ödemediği dosya içeriği ile sabıt olduğu gibi bu hususlar tarafların ve mahkemenin de kabulündedir.
Mahkemece bozma kararına uyularak mahallinde keşif yapılmak suretiyle taraflar arasındaki sözleşmeye konu taşınmazların sözleşme tarihi itibariyle değerlerinin dosyada mevcut bilirkişi raporları ile tespit edildiği, bu durumda mahkemece bozma kararına uyulmakla öncelikle sözleşme tarihi olan 24.01.2003 tarihi itibariyle sözleşmeye konu 4 adet taşınmazdaki davalının satış taahhütüne konu … ve … hisseleri gözetilerek, bu hisseler itibariyle her taşınmazın değerleri ayrı ayrı tespit edilmeli, taşınmazların bu çerçevede belirlenen değerleri toplamı ile her bir taşınmazın ve özellikle tapuda davacıya devri yapılmayan 139 ada 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden toplam değere oranı dikkate alınarak, bu oran üzerinden, sözleşmede taraflarca sözleşme serbestisi çerçevesinde tüm taşınmazların satış bedeli olarak kararlaştırılan 9.500 TL’den, ne kadar bedelin karşılık geldiğinin tespit edilerek, bu tespit edilen bedel gözönüne alınarak dava konusu bonoların karşılıksız kalıp kalmadığının saptanarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü hükmün temyiz eden davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 6.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.