Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/12559 E. 2010/2616 K. 04.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12559
KARAR NO : 2010/2616
KARAR TARİHİ : 04.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı asıl ve birleşen davalarında, oto alım-satım işi yaptığını, davalıların oto galerisinden satın aldığı aracı dava dışı …’ya sattığını, bir süre sonra çalıntı olduğu gerekçesiyle araca el konulduğunu, bunun üzerine …’e parasını iade edip davalılara müracaat ettiğini, davalı …’in 3.750YTL bedelli senet düzenleyerek kendisine verdiğini, vadesi geldiğinde tekrar davalılara gittiğini, davalı …’ın bedelini ödeyeceğini söyleyerek aldığı senedi yırttığını, senet bedelinin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalıların itiraz ettiklerini ileri sürerek, vaki itirazların iptali ile %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddi ile davacının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine,%40 icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce,
2009/12559-2010/2616
alacaklı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması yasal koşullardandır. Kural olarak itirazın iptali davasında yasal durum icra takip tarihi itibariyle belirlenir. Davacı alacaklı davalı borçlular aleyhine 12.11.2002 tarihinde ödenmeyen senet bedelinin tahsili amacıyla takip başlatmıştır. Takip tarihi itibariyle davacı alacaklının kötü niyetli olduğunun kanıtlanması gerekir. Oysa davacı alacaklının kötü niyeti kanıtlanamamıştır. Hal böyle olunca davacı alacaklı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın davacı yararına düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince temyiz olunan kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün (3)nolu bendinde bulunan “%40 tazminatın davacıdan alınarak davalılara verilmesine” sözlerinin hükümden çıkarılmasına, yerine (3) nolu bent olarak “Yasal koşulları oluşmadığından davalıların icra inkar tazminatı istemlerinin reddine” sözlerinin yazılmasına, kararın DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 12.20 TL temyiz harcının iadesine, 4.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.